Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Namaz: İbadetlerin En İyi Şekli

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Namaz: İbadetlerin En İyi Şekli



    Namaz: İbadetin En İyi Şekli - Nesrin Şakib

    Biz mü'minler gün boyu Allah'ı (subhanehu ve teâla) aklımızda tutmaya çalışırız. Bu hatırlayış zihinsel olarak gerçekleşebilir, ilahi nimetleri takdir ederek. Dilde gerçekleşebilir, vird ve zikirleri tekrar ederek, ya da Kur'an-ı Kerim ve dua okumalarıyla. Ama, Allah, sonsuz hikmetiyle bunların daha ötesinde olan bir şeyi üzerimize farz kıldı. Her 7 saatte bir, sabah (sabah namazı), öğlen (öğle ve ikindi namazları) ve akşam (akşam ve yatsı namazları) vakitleri, Allah bizi, okunan ezanlar vasıtası ile, kendi rahmet kapısına çağırıyor. Biz bu vakitler arasında dünyaya dalıyor, meşakkatler içinde boğuluyoruz. Ama her bir ezanla, O'na (subhanehu ve teâla) dönme fırsatına kavuşuyoruz.

    İmam Cafer Sadık (a.s) Hidayet Meş'alesi kitabında diyor ki; "Allah size merhametini göstermek, cezasından uzak tutmak, bağışının bazı nimetlerini üzerinize yaymak, sizleri rızasının yoluna hidayet etmek ve sizlere mağfiret kapısını açmak için çağırıyor." Ezan'da, "Hayya al'el-Felah", yani, "Haydi Kurutluşa" deniyor. Ezan bizleri ilahi rahmetlerin muhatabı olmaya çağırıyor. Ve ezan bizim kendimizi temizleyip yüceltmemiz için bir çağrıdır.

    Namaz pratiği mütedeyyin Müslüman olmaya çevirir. Namazla bizler fiziksel bedenlerimiz ile akıl ve ruhumuzu birleştiriyoruz. Namazın her bir durağı kulu bir sonraki durağa hazırlıyor. İlk önce kendimizi temizliyoruz. Sonra ilahi dergâhta durup, ancak Allah için ibadet ettiğimizi ilan ediyoruz. Sonra rükûya varıyoruz. Son olarak, namazın doruğuna fiziksel olarak en aşağı durumda, yani secdede iken ulaşıyoruz. İmam Ali (a.s) secdeyi insan hayatının dört aşamasının sembollerine benzetiyor. İmam Ali diyor ki; "İlk secde; başlangıçta toprak olduğumuz, başı secdeden kaldırmak; topraktan yaratıldığımız, ikinci secde; tekrar toprağa döneceğimiz, başı ikinci secdeden kaldırmak ise kıyamet günü mezarlarımızdan kalkıp haşrolacağımız anlamına gelir." [Bihar'ul-Envar, c. 82, s. 139; fazlası için bakınız; Zikir ve Dualarıyla Namazın Gerçeği; Muhsin Kıraati]

    Eğer biz günde 5 defa namaz kılmakla mücadele ediyorsak, bu kısa ibadetin ilahi kurbiyet ve yakınlık için en iyi amel olduğunu hatırlamalıyız. Eğer, namazlarımızı geciktiriyor veya erteliyorsak, Allah'ın -haşa- bize ihtiyaç duyduğundan değil, bizim ona ihtiyaç duyduğumuzdan dolayı namaz kıldığımızı hatırlamalıyız. Eğer bizim için önemli biriyle randevumuz varsa, bir alim-bilge, cumhurbaşkanı veya başkası, vaktinde ve dakik olmaz mıyız? Neden Allah ile olan görüşmemizde dakik değiliz?

    Ve eğer namaz süresince akıl kuşumuz daldan dala konuyor ise, kimin huzurunda olduğumuzu hatırlamaya çalışalım. Sadece 5 dakikalığına aklımızın dizginini ellerimize alıp, gürültüyü kesmek için mücadele edelim.

    İmam Ali'nin secdedeyken komadaymış gibi olduğunu hatırlıyoruz. Anımsıyoruz ki, İmam, masivadan o kadar habersiz idi ki, arkadaşları bunu ayağındaki oku çıkarmak veya yaralarını sarmak için bir fırsat olarak görüyordu. Bu aynı yüce şahıs, Ramazan ayının 19. gecesinde, secdedeyken başına aldığı darbeyle şehadete ulaştı ve dünyayı yaşadığı şekilde terk etti; teslimiyet halinde.

    Bugünlerde onun şehadetini yâd edip anarken, onun nasıl yaşadığını ve namaza ne kadar önem verdiğini hatırlayalım. Şehadet şerbetini içtiği yeri hatırlayıp üzerinde düşünelim. Namazımızı değerli kılalım. Ve aklımızda tutalım ki, secdede, bedenimiz en aşağı konumda iken, gözlerimiz etrafımızı saran dünyaya kapanmış ve Allah'a (subhanehu ve teâla) engelsiz ve perdesiz bir şekilde fısıldıyor iken, bu an bizler için en büyük tevazu hali ve aynı zamanda en büyük ibadettir. Belki de bu sebepten ötürü İmam Ali şöyle diyor; "İnsan secdede nasıl bir rahmetin kapsamına girdiğinin farkında olsaydı, asla başını secdeden kaldırmazdı".

    Namazın rekatları tekrar ediyormuş gibi görünse de, bir merdiven görevi ifâ ediyor. Bir merdivenin de basamakları aynı ve tekrar edicidir ama her bir adımınız sizi daha yukarıya ulaştırır. Eğer, tüm kalple, doğru şekilde ikame edilirse, namaz da bizi yücelere ulaştırabilir. Bu namazla, kişi, teslimiyet, pâklık ve tevazuyu öğrenebilir ve kibir ve benliğini alaşağı edebilir. Eğer biz namazlarımızdan zevk almayı öğrenir ve dikkat edersek, her secdemiz ilahi kurbiyetteki bir adım hüviyetini taşıyabilir.

    İslami Link.com için İlham Dergisi'nden çeviren; MMustafa
Hazırlanıyor...
X
UA-144742133-1