Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

SEVGİ İBADETİ

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • SEVGİ İBADETİ


    Biz 12 imamla islam'ı tanıyanlar ibadetlerimizi sevgi ile yapmalıyız. Ne cennet için, ne de cehennemden korktuğumuz için. Zira imam Huseyn diyor ki;


    “Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu, tacirlerin ibadetidir. Bazıları da (ateşten) korkarak ibadet ederler, bu da, kölelerin ibadetidir. Bazıları ise (Allah’ın nimetlerine) şükür olarak ibadet ederler, bu da hür insanların ibadetidir; işte en faziletli ibadet budur.”..!


    Yani bazıları ibadet ederken cennet gibi bir takım şeyleri umarak ibadet ederler. Bu tüccarların ibadetidir. Çünkü tüccar menfaat karşılığında iş yapar. Menfaatı yoksa o işi yapmaz. Bazıları ise cehennem ateşine girmekten korktukları için ibadet eder. Bu kölelerin ibadet şeklidir. Çünkü köle efendisinden korktuğu için itaat eder, sevdiği için değil. Bazıları ise teşekkür etmek için ibadet eder. Bu hür insanların, özgür insanların ibadetidir. Hz. Ali şaşırdığını söyler o insana ki, para verir köleleri özgürlüğüne kavuşturur, ama iyilik yaparak özgür insanları kendisine köle yapmaz". Yani siz eğer hür bir insana, adam gibi bir adama iyilik yaparsanız, o kişiyi adeta kendinize köle edersiniz. O insan sizin ona yaptığınız iyilik karşısında mahçup olur ve karşılığında o da size iyilik yapmak ister, size vefa borcunu ödemek ister. Allah insanın fıtratını bu şekilde yaratmıştır. Onun için Kuran sorar "iyiliğin karşılığı, iyilikten başka bir şey midir?" Nasıl ki iyiliğin karşılığı iyilikse, sevginin karşılığı da sevgidir.


    İmam Hüseyin sözünün sonunda diyor ki en faziletli ibadet budur. İnsanın tabiatında, fıtratında vardır ki, kendisine iyilik yapan kişilere karşı teşekkür etmek ister. Ona olan sevgisini ifade etmek, onun bu sevgisinden haberdar olmasını ister.


    İmam Cafer-i Sadık diyor ki;


    “İnsanlar Allah’a üç şekilde ibadet ederler: Bir grup Allah’a, O’nun sevabına rağbetten dolayı ibadet eder; bu haris insanların ibadetidir. Bir grup Allah’a, cehennem ateşinin korkusundan dolayı ibadet eder; bu da kölelerin ibadetidir. Ama ben Allah’a, sevgiden dolayı ibadet ederim; işte bu kerim insanların ibadetidir.” Vesail C. 1, S. 45, H. 2; Mişkat’ul- Envar, S. 128


    İmam Cafer-i Sadık Allah'a olan sevgisinden dolayı ibadet ettiğini söylüyor. Peki insan niye sever? Peygamberimizin bir sözüne göre; Allah insanların kalbini öyle yaratmıştır ki, insan kendisine iyilik yapanları sever, kötülük yapanlardan ise nefret eder.". Evet siz onurlu ve şerefli hiçbir insanın, ona iyilik yapanlara karşı kalleşlik yaptığını görmessiniz. Çünkü insanın vicdanı insanın onurlu yaşamasını ister. Bu insanın fıtratıdır. Yine insan adaletli, dürüst, cesurt, cömert insanları sever, kalleş, alçak, namussuz, hırsız, katil, cahil insanlardan nefret eder. İşte sevginin ve nefretin kökeni insan fıtratıdır. IŞİD'den neden nefret ediyoruz? Çünkü katiller, çünkü cahiller. Oysa kendi adıma söylüyorum, ben Ali'yi seviyorum. İmam Ali demiştir ki, "bizi arayan bulur, bulan tanır, tanıyan aşık olur, bize aşık olana biz de aşık oluruz".


    Siz islam'ı sevebilirsiniz de, ama nefrette edebilirsiniz. Çünkü sizde zulme, haksızlığa, katliama, tecavüze karşı nefret duygusu, adalete, özgürlüğe, düsüstlüğe karşı sevgi duygusu vardır. Biri size islam'ı Emevilerin diliyle, imam Hüseyin'in katillerinin uydurduğu dille anlatırsa, o İslam'dan nefret etmeniz doğaldır. Çünkü Allah insanı öyle yaratmıştır ki , insan haksızlıktan, katliamdan, sömürüden nefret etsin. Adaleti sevsin, özgürlüğü sevsin. Size Allah'ı imam Ali'nin, İmam Hüseyn'in diliyle anlatırlarsa sizin o Allah'a sevgi duymamanız mümkün değildir.


    Bize kalleşlik yaptılar, alçaklık yaptılar. Yalan söylediler bize. Temiz duygularımızla oynadılar. Peygamberi olduğu gibi tanıtmadılar. İmam Hasan'ı zehirleyen, imam Hüseyn'in başını kesenlerin peygambere saygıları, sevgileri olur mu? Hz. Fatıma peygamberin bir tek kızıydı ve mezarını hala biz nerede olduğunu bilmiyoruz? Niçin gece defnedildi, neden cenazesine insanların katılmasını istemedi? Ve neden mezarının nerede olduğunu gizletti. Ey Fatıma can! Neden seni bu kadar incittiler?
    Biz aklımızı kullanmakla emrolunduk. Elbette Hz. Fatıma'nın verdiği mesajı anlamak zorundaydık. Bu aklını kullanan insanlara büyük bir mesajdı, ama anlamadılar. Muaviye, Sa'd bin ebi Vakkas'a şöyle dedi: "Ebu Taliboğlu Ali (as)'a seni sövmekten alıkoyan nedir?" (kaynak: Kitabü'l Hasais, Imam Nesai,Sayfa:49, Hadis:52)
    Evet demek ki Hz. Ali'ye sövmek ne kadar yaygınlaşmış ki, soruyorlar o dönemde bir kişiye "sen neden Ali'ye sövmüyorsun?" Bu alçak insanların ağzından dini tanıyanlara yazıklar olsun. peygamberin "Ali bendendir, ben Ali'denim. Allah'ım Ali'yi seveni sev, Ali'ye düşman olana düşman ol, Ali ile savaşan benimle savaşmıştır, eti etimdir, kanı kanımdır," dediği Ali'ye sövmek gelenekleştirilmişse, "Ben Hüseyin'denim, Hüseyin bendendir" dediği imam Hüseyn (a.s.)'ın Fırat'ın kenarında ahlaksız bir şekilde susuz olarak başını kesiyorlarsa, 6 aylık bebeğini, Ali Asgar'ı boğazından okluyorlarsa, siz bu insanların, bu barbarların peygambere saygı duyduklarını söyleyebilir misiniz? Bunlar resmen peygamberle dalga geçiyorlardı, peygamber adına yalanlar uyduruyorlardı. Şimdi insanlar islam diye bu uydurma rivayetleri okuyorlar.


    İmam Rıza (a.s.) onların asıl düşmanlıklarının peygambere olduğunu söylüyordu. Ehl-i Beyt'e peygambere düşman oldukları için düşman olmuşlardı.

    Namazı hafife alana biz Ehl-i Beyt'in şefaatı ulaşmayacak. İmam Cafer-i Sadık (a.s.)

    "Şiilerimiz halvetlerde/yalnız kaldıklarında Allah'ı çok zikredenlerdir." İmam Cafer-i Sadık (a.s.)
Hazırlanıyor...
X
UA-144742133-1