Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

KIRK HADİS ŞERHİ..

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

    “Lehu”zamiri ise zahiren “Allah”a dönmektedir. “Aziz” ve “ha-kim”e dönmesi de mümkündür. Elbette bu durumda, ehli olan kimse-lere düşünmekle belli olacağı gibi, ayetin anlamı değişmektedir.

    Allah’ın malikiyetinin ve diriltme/öldürme niteliğinin muzaria fiili kipinde (“yuhyi” ve “yumit” olarak) beyan edilmesi, yenilik ve de-vamlılığın ifadesi içindir. “Huve” zamirinin mercisi, mercilerin farklı-lığında manaların değişimi ve de muhyi, mumit ve kadir isimlerinin zat isimleri veya sıfatları veya fiilleri olduğunun beyanı ise yerinde açıklanmalıdır.

    Nitekim diriltme ve öldürmenin niteliği, İsrafil’in su-runun hakikati, iki diriltme ve öldürme nefhası, Hz. İsrafil ve Azrail’in işleri ve makamları, diriltme ve öldürme niteliği gibi konuların oldukça uzun örfî açıklamaları ve felsefi kanıtları vardır.
    Üçüncü ayete gelince… “O her şeyden öncedir; kendisinden sonraya hiç bir şeyin kalmayacağı sondur; varlığı aşikardır; gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O her şeyi bilir.”

    Yakin ve marifet erbabının hak marifetlerini bilen arif ile kalb ehli-nin ve saliklerin yolunda seyredenlerin bildiği gibi, sâliklerinin sülukunun nihayeti ve ariflerin emellerinin zirvesi bu muhkem ayet-i kerimeyi anlamaktır. Dostun canına andolsun ki zatî ve esmaî tevhidin hakikatini bundan daha iyi tabir edecek bir ifade yoktur. Bütün mari-fetler ashabının bu tam Muhammedî irfan ve Ahmedi kapsamlı keşf ve ilahî muhkem ayeti için secde etmesi ve toprağa kapanması yakışır. İr-fan ve aşkın hakikatine yemin olsun ki cezbe ehli arif ve mahbubun cemalinin aşığı kimse, bu ayeti duyunca, melekutî bir dalgalanma ve ilahî bir açılım içine girmektedir ki beyan elbisesi bedenine kısa gelir ve hiç bir varlık da buna tahammül edemez.

    “Allah pak ve münezzehtir. Mertebesi ne de yüce, kudreti ne de büyük, değeri ne de azim, şevketi ne kadar ulaşılmaz ve dergahı ne de yücedir!”

    Büyük ariflerin sözlerine itiraz edenler şöyle bir baksınlar; hangi büyük ve rabbani alim veya cezbe ehli salik, bu ayet-i şerifeden ve ilahi kutsal mektuptan daha fazlasını beyan edebilmiş ve marifet pazarına bundan daha yeni açıklama getirebilmiştir. İşte bu ilahî ayet-i kerime ve işte ariflerin irfanıyla dolu kitaplar! Gerçi mübarek Hadid Suresi ve özellikle de ilk ayat-i şerifeleri ariflerin emellerinin ulaşamadığı birçok marifetleri kapsamaktadır; ama inancıma göre bu ayet-i şerife, diğer ayetlerin sahip olmadığı bir takım özelliklere sahiptir.

    Allah-u Teala’nın evveliyeti ve ahiriyeti, zahiriyeti ve batıniyeti, beyan edilecek ve kalemle yazmaya cesaret edebileceği türden bir şey değildir. O halde vazgeçelim ve idrakini muhiblerin ve evliyanın kalbine bırakalım.

    Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
    Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

    Yorum yap


    • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

      Ama dördüncü ayet yerlerin ve göklerin altı günde yaratıldığını ve arşa hükmedilmesini beyan etmektedir. Akıl erbabının aklı bu ayet-i şerifeyi tefsir etmekte şaşkınlık içerisindedir. Herkes ilim ve irfandaki tercihi esasınca, bu ayeti bir şekilde tefsir etmiştir. Nitekim zahir alim-leri yaratılışın altı günde gerçekleşmesinden maksadın, zaman ölçül-düğü taktirde, altı güne tekabül ettiğini söylemişlerdir.

      Ama Molla Sadra bunu bin yıl olan altı rububiyet gününe uyarlamıştır Adem’in zuhurundan Muhammedi güneşin doğuşuna kadar olan altı bin yılı da bu altı güne uyarlamıştır ve de yedinci gün, kıyamet gününün ilki, Rahman’ın arşa hükmetmesinin başlangıcı olan yevm’ul cem ve cum’anın güneşinin doğuşunun başlangıcı olarak kabul etmiştir. Bunun özetini Usul-i Kafi’nin şerhinde, detaylarını ise tefsir kitabında beyan etmiştir. Bazı marifet ehli ise, bu altı günü, iniş ve yükseliş ay-nasında vücud güneşinin nurunun seyir mertebeleri olduğunu söyle-mişlerdir.

      İrfanî meslek esasınca vücudun nüzul mertebeleri, son nüzul mer-tebesine kadar, varlık güneşinin tecelliler örtüsüyle örtünmesi merte-besidir ve o da Kadir gecesinin hakikatidir. Kıyamet gününün başlan-gıcı ise, mülkün melekuta ilk dönüş mertebesi ve büyük kıyametin tam zuhurundan ibaret olan dönüş ve zuhur mertebelerinin sonuna dek tüm tecelliler örtüsünün yırtılışıdır. Göklerin ve yerlerin yaratılışının tamamlandığı, Hakk’ın istiva, istila ve kahhariyetinin nihayeti olan Allah ve Rahman’ın arşıyla sonuçlanan bu altı gün ise, büyük alemde altı suudi (yüceliş) mertebeleridir. Malikiyet ve tam kahhariyetle zuhur olan Hakk’ın istiva arşı ise, rahmani feyiz ve meşiyet mertebesidir ki tam zuhuru, tecelliler ortadan kalktıktan ve göklerin ve yerin yaratılışı sona erdikten sonra gerçekleşmektedir.

      Dolayısıyla gökler ve yerin vücudu var olduğu müddetçe, marifet ehli nezdinde, “Her gün bir iş-tedir” ayeti ve “tecellide tekrar yoktur” hakikati gereğince yaratılış-ları tamamlanmamıştır. En büyük alem olan insanda ise yedi latife ve altı mertebe, hakiki kalbin mertebesi olan Rahman’ın arşıdır. Eğer sö-zün uzamasından korkmasaydım “feyizlenen” tarzıyla, bu açıklamanın diğer açıklamalardan daha uygun olduğunu beyan etmeye çalışırdım. Gerçi ilahî kitabın ilmi, Allah-u Teala’nın ve hitabına mahsus kimse-lerin nezdindedir. Ama biz zahire bakarak ihtimal ve münasebetler üzere konuşuyoruz.

      Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
      Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

      Yorum yap


      • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

        Bu makamda mezkur irfanî beyanla çelişmeyen başka bir ihtimal vardır. Batlamyus evren modelini iptal eden modern astronomi ilmi-ne dayalı olan bu ihtimale göre, şu ana kadar bilinen güneş sistemi dışında sayısını hiç kimsenin tesbit edemediği birçok güneş sistemleri vardır. Göklerden ve yerden maksat, belki de bu güneş sistemi ve içinde yer alan yıldızlardır. Bunların altı günde sınırlandırması ise diğer güneş sistemleri esasıncadır. Bu ihtimal diğer ihtimallerden zahire daha yakındır ve irfanî ihtimallerle de çelişmemektedir. Zira bu da Kur’an’ın batınlarından bir batın esasıncadır.

        “Yere gireni bilen O’dur” ifadesi ise Allah-u Teala’nın gayb ve şuhud ile nüzul ve suud silsilesinde vücud mertebelerinin tüm detayla-rını bildiğine işaret etmektedir. “O, sizinle berâberdir.” sözüyle de Allah’ın kayyumi birlikteliğine ve Allah’ın vücudî ihata ve kayyumî genişlik yoluyla olan detaylar hakkındaki ilmine işaret edilmiştir. Al-lah’ın bu kayyumiyetinin hakikatini Hakk’ın has velilerden başka kimse idrak edemez.

        Beşinci ayet ise Allah’ın malikiyetine, tüm vücud dairesinin Al-lah’a dönüşüne ve bunun “malik” ismiyle ilgili olduğuna işaret etmek-tedir. Nitekim hamd suresinde “O din gününün malikidir” diye buy-rulmuştur. Bunların her birinin tefsir ve detaylı açıklaması ise ayrı bir çalışmayı gerektirmektedir.

        Altıncı ayette ise gece ve gündüzün farklılığı ile gecenin gündüze ve gündüzün geceye katıldığı beyan edilmiştir. Bu farklılıkta birçok faydalar vardır ki zikri görevimiz dışında olduğundan geçiyoruz. Hakeza bu ayet-i şerifenin burada zikretmediğimiz irfanî başka bir anlamı daha vardır.


        Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
        Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

        Yorum yap


        • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

          Son Söz

          Hadis-i şerifin sonunda yer alan “Bundan başkasını taleb eden şüphesiz helak olur.” ifadesi de İhlas suresi ile Hadid suresinin ilk altı ayetinde beyan edilen marifetlerin, en yüce marifetler ve beşerin ula-şabildiği en yüce ilimler olduğuna işarettir. Bunda daha yüce ilmin olabileceğini sananlar hata etmektedir. Bu ayetler insana en yüce ilim-leri öğretmektedir. Bu marifetlerden geri kalan kimse helak olur ve rububiyet makamı hakkında bilgisiz kalır.

          Elbette bu hadis-i şerif insanları ayetler üzerinde tefekkür ve derin-leşmeye çağırmaktadır. Ama her ilmin bir ehli vardır ve her meydanın bir eri vardır. İhlas suresi ile Hadid suresinin ilk ayetlerinde, imamların münacatlarında hutbelerinde ve rivayetlerinde yer alan sayısız ma-rifetlerin, insanın kendi fikri ve örfi zuhurları ile anlayabileceği sanıl-mamalıdır. Bu oldukça ham bir hayal ve şeytanî bir vesvesedir. Bu in-sanlık yolunun eşkıyası şeytan, tuzaklar kurarak insanları marifetlerden alıkoymak, hikmet ve marifetlerden mahrum bırakmak ve böylece insanı hayret ve dalalet vadisine sürüklemek istemektedir.

          Allah şahittir ki –ki şahit olarak O yeter - bu sözlerden maksadım resmi felsefe veya irfan pazarını yaymak değildir. Maksadım iman kardeşlerimin, özellikle ilim ehlinin, Ehl-i Beyt marifetlerine ve Kur’an öğretilerine teveccüh etmesini ve unutmamasını sağlamaktır. Resullerin bi’setinin ve kitapların inzalinin başlıca hedefi, tüm dünyevi ve uhrevi saadetleri temin eden bu marifetullah olmuştur. Ama ne yazık ki insan bu alemde ve bu hicablarda kaldığı müddetçe, mutluluk yolunu tesbit edememektedir.

          Evliya, enbiya ve alimler her ne kadar nasihatta bulunsalar ve davet etseler de bu insan uykudan uyanmamakta, gaflet pamuğunu kulağından çıkarmamaktadır. Gaflet uykusundan uyandığı zaman da artık mutluluk kazanma sermayesini kaybetmiş, hüsran ve pişmanlık içerisinde kalmış olmaktadır.

          Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
          Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

          Yorum yap


          • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

            Dua ve Son

            İlahi! Evliyanın kalbini muhabbet nuruyla nurlandırdın, cemal aşık-larının dilini bizden ve benden alıkoydun. Bencil ve alçak kulların elini azamet ve kibriya eteğinden mahrum kıldın. Bizleri dünyanın al-datması ve gafletinden uyandır. Tabiatın ağır uykusundan ayılt. Kalın hicabları ve bencilliğin perdelerini bir tek işaretinle yırt. Bizlere ihlaslı kullarının mukaddes dergahında yer ver. Bu kötü ahlak, kabalık ve sapkınlıkları bizden uzaklaştır. Hareket, duruş, amel, evvel, ahir, zahir ve batınımızı ihlaslı kıl.

            İlahi! Senin nimetlerin karşılıksızdır. “Allah’ın ihsanına liyakat aranmaz.” Nimetlerin sonsuzdur. İnayet ve rahmet kapın ve sonsuz nimetler sofran açıktır.

            Allahım! Bu heyecanlı kalbime, bu dağınık halime, yaslı kalbime, yaşlı gözlerime, sevdalı şaşkın aklıma ve şu parelenmiş ateşli göğsüme merhamet buyur.

            Allah’ım! Akıbetimizi sana ihlas ve dergahının has kullarına, yani vücud defterinin önsözü ve gayb ve şuhud tomarının sonu olan Mu-hammed ve Ehl-i Beyt’ine sevgi ve muhabbetle sona erdir. Başta da, sonda da, zahirde de, batında da hamd Allah’a mahsustur.

            Bu kitap; bu fakir yazarın fani eliyle 24.2.1939 tarihinde, Cuma günü, ikindi vaktinde sona ermiştir. Güven ve dayanma, başta da son-da da sadece Allah’adır.

            Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
            Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

            Yorum yap


            • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

              Dipnot Kaynakları

               İhticac, Ahmed b. Ali b. Ebi Talib Tebersi, (Ta’lik-i Seyyid Mu-hammed Bakır Musevi-i Hersan), Neşr-i Murtaza, H.K. 1403
               İhya’ul-Ulum, Ebu Hamid Gazali, Şirket’u-Mektebe ve Matba’at’il-Mustafa el-Babi Helebi ve Evladihi, Mısır, H.K. 1358
               el-İhtisas, Muhammed b. Muhammed b. Nu’man’el-Mufid, (Tashih ve Ta’lik-i Ali Ekber Gaffari, Müessese-i Neşr-i İslami, Kum
               Erbein, Şeyh Bahauddin Muhammed Amuli, taşbaskı, H.K 1274.
               el-İrşad, Muhammed b. Muhammed b. Nu’man el-Mufid, Basireti, Kum
               Esrar’uş-Şeriat ve Envar’ut-Tarikat, Seyyid Haydar Amuli, (Mu-kaddime-i ve Tashih-i Muhammed Hacevi), Müessese-i Mutalaat ve Tahkikat-i Ferhengi, Tahran, H.K. 1362
               Esrar’us-Salat, Şehid-i Sani, taşbaskı
               Esrar’us-Salat, Mirza Cevad Meleki-i Tebrizi, Kitabfuruşi-i Ferhumend, Tahran, H.K. 1391,
               Esfar-i Erbaa, Sadruddin Muhammed’eş-Şirazi, Mektebet-i Mustefevi, Kum
               el-İşarat ve’t-Tenbihat, Ebu Ali Sina, (Şerh-i Hace Nesir Tusi ve Şerh’uş-Şerhi Kutbuddin Razi ile), Defter-i Neşr-i Kitab, H.K.1403
               İstılahat-i Sufiye, Abdurrezzak Kaşani, (Haşiye-i Şerh-i Menazil’us-Sairin’de), İntişarat-i Hamidi, Tahran
               Usulun min’el-Kafi, Muhammed b. Yakub Kuleyni, Dar’ul-Kutub’il-İslamiyye, Tahran, H.K.1388
               A’yan’uş-Şia, Seyyid Muhsin Emin Huseyni Amili, Metbakat’ul-İnsaf, Beyrut, H.K 1370.
               İkbal’ul-A’mal, Seyyid Ali b. Tavus, taşbaskı, H.K. 1312
               Emsal ve Hikem, Ali Ekber Dehhoda, Emir Kebir, Tahran, H.K.1357
               Emali, Muhammed b. Ali b. Babeveyh-i Kumi (Saduk), Muesseset’il-İlmi li’l-Matbuat, Beyrut, H.K. 1400,
               Emali, Muhammed b. Hasan Tusi, Muesseset’il-Vefa, Beyrut H.K. 1401, Evsaf’il-Eşraf, Hace Nesir’ud-Din Tusi, Encümen-i İslami el-Gadir, H.K.1362
               el-Burhan fi Tefsir’il-Kur’an, Seyyid Haşim Behrani, Müessese-i Matbuat-i İsmailiyan, Kum
               Bihar’ul-Envar, Allame Muhammed Bakır Meclisi, Muesseset’il-Vefa, Beyrut, H.K. 1403
               Besair’ud-Derecat, Muhammed b. Hasan b. Furuh’ul-Sifar, (Tashih ve Ta’lik-i Mirza Hasan Kuçe Baği), Menşurat-i A’lemi, Tahran, H.Ş. 1362
               Tefsir-i Sure-i Hamd, İmam Humeyni (r.a), Defter-i Neşr-i İslami, Kum
               Tefsir-i Safi, Feyz-i Kaşani, İslamiyye, Tahran, H.K.1374
               Tefsir-i Ali b. İbrahim Kummi, Ali b. İbrahim Kummi, Menşurat-i Mektebet’il-Huda, Necef, H.K. 1387
               Tefsir-i Ayyaşi, Muhammed b. Mes’ud Ayyaşi, Mektebet’ul-İlmiyyet’il-İslamiyye, Tahran, H. K. 1380
               Tefsir-i Kur’an’il-Kerim, Sadruddin Muhammed Şirazi, İntişarat-i Bidar, Kum, H.K. 1364
               Tefsir-i Kebir, Fahr-i Razi, el-Matbaat’il-Behiyyet’il-Mısriyye
               Tenzih’ul-Enbiya, Seyyid Murtaza Alem’ul-Huda, Mektebet-u Besireti, Kum
               et-Tevhit, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), (Tashih ve Ta’lik-i Seyyid Haşim Huseyni), Mektebet’is-Seduk, Tahran, H.K. 1391

              Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
              Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

              Yorum yap


              • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                 Tehafet’ul-Felasefe, Ebu Hamid Gazali, Dar’ul-Maarif, 2. baskı, Mısır
                 Tehzib’ul-Ahkam, Muhammed b. Hasan Tusi, Dar’ut-Tearuf, Bey-rut, H.K. 1401
                 Tehzib’ul-Ahlak ve Tethir’ul-A’rak, İbn-i Meskuye, Mısır baskısı
                 Tehzib’ul-Usul, Takrirat-i Usul-i İmam Humeyni, Cafer-i Subhani'nin kalemiyle, Kum
                 Sevab’ul-A’mal ve İkab’ul-A’mal, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kumi (Seduk) (Tashih ve Ta’lik-i Ali Ekber Gaffari), Mektebet’us-Seduk, Tahran
                 el-Cami’u li’l-Ahkam’il-Kur’an, Muhammed b. Ahmed’il-Ensari Kurtubi, Dar’ul-İhya-i li’t-Turas’il-Arebi, Beyrut
                 Cami’us-Seadat, Muhammed Mehdi Neraki, Menşurat’il-İlmi li’l-Matbuat, 4. baskı, Beyrut
                 Cami’uş-Şevahid, Muhammed Bakır Şerif Erdekani, Kitabfuruşi-i Sakafi, İsfahan
                 Cevahir’ul-Kelam, Muhammed Hasan Necefi, (Tashih ve Ta’lik-i Mahmud’il-Kuçani), Dar’ul-İhya’it-Turas’il-Arebi, Beyrut, 1981
                 el-Hedaik’un-Nazire, Şeyh Yusuf Behrani, taşbaskı
                 el-Hisal, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kumi (Saduk), Menşurat-i Camia-i Müderrisin, Kum, H.K. 1362
                 Destur’il-Ulema, Kazi Abdunnebi (Cami’ul-Ulum ile birlikte), Mu-zafferi, Bombay, H.K. 1323
                 Divan-i Hafız, (Tashih-i Halhali), İntişarat-i Hafız, 3. baskı, Tahran, 1368
                 Divan-i Mensub bi Emir’il-Mu’minin (a.s), taşbaskı
                 ez-Zarie ile Tesanif’iş-Şia, Şeyh Aga Bozorg-i Tehrani, Dar’ul-Ezva, Beyrut
                 Rical’it-Tusi, Muhammed b. Hasan Tusi, Menşurat-i Mektebet’il-Heyderiye, Necef, H.K. 1380
                 Risale-i Kuşeyriyye, Abdulkerim Kuşeyri, Dar’ul-Kutub’il-Hedise, Kahire
                 Reşehat’il-Bihar, Muhammed Ali Şah Abadi, Nehzet-i Zenan-i Muselman, Tahran
                 Revzat’ul-Cennat, Muhammed Bakır Müsavi Honsari, Mektebet-u İsmailiyan, Tahran
                 Reyhanet’ul-Edeb, Muhammed Ali Müderrisi, Şafak matbaası, 3. baskı, Tebriz
                 Zad’ul-Mead, Allame Muhammed Bakır Meclisi, İsfahan baskısı
                 Sır’us-Salat, İmam Humeyni (Ayetullah Cevad-i Amuli’nin mukaddemesiyle), Müessese-i Tenzim ve Neşr-i Asar-i Hazret-i İmam Humeyni (r.a), H.K. 1369
                 Sünen-i Daremi, Abdullah b. Abdurrahman Daremi, Dar-u İhya’is-Sünnet’in-Nebeviye
                 Siret’un-Nebeviye, İbn-i Hişam, (Ömer Abd’us-Selam Tedmeri’nin açıklamasıyla), Dar’ul-Kutub’il-Arebiyye, Beyrut, H.K. 1409
                 Şerh’it-Tevhid, Kazi Said Kumi, elyazma nüshası Ayetullah’il-Uzma Meraşi Necefi’nin (r.a) kütüphanesinde saklıdır.
                 Şerh-i Cami’us-Sagir, Allame Menavi, el-Mekteb’ul-İslami li’t-Tebae ve’n-Neşr
                 Şerh-i Hikmet’il-İşrak, Kutbuddin Şirazi, İntişarat-i Bidar, Ofset baskı, Kum
                 Şerh’un Ala Miete Kelime, İbn-i Meysem Behrani, (Muhaddis Ermevi’nin tashih ve açıklamasıyla), Sazman-i Çap-i Danişgah, H.Ş. 1349
                 Şerh-u Menazil’is-Sairin, Molla Abdurrezzak Kaşani, İntişarat-i Hamedi, Tahran
                 eş-Şevahid’ur-Rububiyye, Sadruddin Muhammed Şirazi, (Seyyid Celaluddin Aştiyani’nin tashih ve açıklamasıyla), Merkez-i Neşr-i Danişgah, Tahran
                 es-Sahih, Muhammed b. İsmail Buhari, Dar’ul-İhya’it-Turas’il-Arebi, Beyrut, H.K. 1401
                 es-Sahih min Siret’in-Nebiyy’il-A’zam, Cafer Murtaza Amuli, Mü-essese-i Neşr-i İslami, Kum, H.K. 1400

                Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
                Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

                Yorum yap


                • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                   Sahifet-i İmam Rıza, el-Mu’temer’ul-Alemi li’l-İmam’ir-Rıza, Meşhed, H.K. 1406
                   Sıfat’iş-Şia, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), Ka-nun-i İntişarat-i Abidi, Tahran
                   İddet’ul-Usul, Muhammed b. Hasan Tusi, (Muhammed Mehdi Ne-cef’in Tahkiki), Müessese-i Al’ul-Beyt (a.s), Kum, H.K. 1403
                   Uddet’ud-Dai, İbn-i Fahd Hilli, taşbaskı
                   Urvet’ul-Vuska, Seyyid Muhammed Kazım Yezdi, Dar’ul-Kutub’il-İslamiyye, Tahran, H.K. 1397
                   İlel’uş-Şerai, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), Dar’ul-İhya’it-Turas’il-Arebi, H.K. 1385
                   İlm’ul-Yakin, Feyz-i Kaşani, İntişarat-i Bidar, Kum, H.Ş. 1358
                   Avaid’ul-Eyyam, Molla Ahmed Neraki, Menşurat-i Mektebet-i Ba-sireti, Kum
                   Avail’ul-Leali, Ebi Cumhur diye meşhur olan Muhammed b. Ali b. İbrahim İhsai, (Tahkik-i Mucteba Iraki), Matbaat’is-Seyyid’uş-Şuheda, Kum, 1403 H.K.
                   Uyun-i Ahbar’ir-Rıza, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), Dar’ul-İlm, Kum, H.K. 1377
                   Gurer’ul-Hikem ve Durer’ul-Kelim, Abdulvahid Amedi, Danişgah-i Tehran, H.K. 1366
                   el-Futuhat’il-Mekkiyye, Muhyiddin b. Arabi, Dar’us-Sadr, Beyrut (Tehkik ve Takdim Osman Yahya), el-Hey’et’il-Mısriyye el-Amme li’l-Kitab, Kahire, H.K. 1392
                   Furuun Min’el-Kafi, Muhammed b. Ya’kub Kuleyni, Dar’ul-Kutub’il-İslami, H.Ş. 1367
                   Ferheng-i İstilahat ve Ta’birat-i İrfanî, Seyyid Cafer Seccadi, Kitabhane-i Tahuri, Tahran, H.Ş. 1354
                   Fusus’ul-Hikem, Ebu Nasr Farabi, taşbaskı, Mısır, H.K. 1325
                   Felah’us-Sail, Seyyid Ali b. Tavus, İntişarat-i Defter-i Tebligat’il-İslami, Kum
                   fi İlm’il-Kelam, Ahmed Mahmud Subhi, Dar’un-Nehzet’il-Arebi, Beyrut, H.K. 1405
                   Fihi Ma Fih, Celaluddin Muhammed Belhi (Mevlana), Emir Kebir, Tahran, H.Ş. 1362
                   el-Kavaid’ul-Fıkhiyye, Mirza Hasan Bocnurdi, Mektebet’il-Burhan, Tahran
                   el-Keşşaf an Hekaik’it-Tenzil, Mahmud b. Ömer Zemahşeri, Neşr-i Edeb’il-Havza, Kum
                   Keşf’ul-Esrar, Ebulfazl Reşid’ud-Din Meybodi, İntişarat-i Danişgah-i Tahran, H.Ş. 1338
                   Keşf’ur-Reybe fi Ahkam’il-Gaybet, Şehid Sani, taşbaskı
                   Keşf’ul-Gumme fi Ma’rifet’il-Eimme, Ali b. İsa Erbeli, (Seyyid Haşim Resuli’nin açıklamasıyla), Naşir Hac Seyyid Ali, Beni Haşimi, Tebriz
                   Keşf’ul-Mehecce, Seyyid Ali b. Tavuz, Matbaa ve Mektebet’il-Heyderiyye, Necef, H.K. 1370
                   Keşf’ul-Murad fi Tecrid’il-İ’tikad, Allame Hilli, Matbaat’il-İrfan, Seyda, H.K. 1353
                   Keşkul, Şeyh Baha’ud-Din Mahmud Amuli, Muesseset’il-İntişarat-i Ferahani, Tahran
                   Kelimat’ul-Meknune, Feyz-i Kaşani, (Azizullah Attardi Kuçani’nin tashih ve açıklamasıyla), İntişarat-i Ferahani, Tahran, H.Ş. 1360
                   Kenz’ul-Ummal, Alauddin Ali Muttaki b. Hisam’ud-Din Hindi, Muesseset’ir-Risale, Beyrut, 1401, H.K.
                   el-Mebde’ ve’l-Mead, Sadr’ud-Din Muhammed Şirazi, Mektebet’il-Mustefevi, Kum
                   Mesnevi-i Manevi, Celaluddin Muhammed Belhi (Mevlana), (Nikelson’un tashihiyle), Neşr-i Tulu’
                   Mecme’ul-Emsal, Meydani, Astan-i Kuds-i Rezevi, H.Ş. 1366
                   Mecme’ul-Behreyn, Tureyhi, Defter-i Neşr-i Ferheng-i İslami, Tahran, H.Ş. 1367

                  Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
                  Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

                  Yorum yap


                  • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                     Meheccet’ul-Beyza, Feyz-i Kaşani, (Ali Ekber Gaffari’nin Tashih ve açıklamasıyla), Defter-i İntişarat-i İslami, Kum
                     Muhtelif’uş-Şia, Allame Hilli, (Muessese-i Neşr-i İslami’nin araş-tırması), Muesseset’un-Neşr-i İslami, İsfahan, H.K. 1381
                     Mirsad’ul-İbad min’el-Mebde ile’l-Mead, Şeyh Necm’ud-Din Razi, Kitabhane-i Sinani, Tahran, H.Ş.1363
                     Mustedrek’ul-Vesail, Mirza Huseyn Nuri Tebersi, Muessese-i Al’ul-Beyt (a.s), Kum, H.K 1407
                     Musned-i İmam Ahmed b. Hanbel, İhya’it-Turas’il-Arebi, Beyrut
                     Mesadiket’ul-İhvan, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), Çaphane-i Meclis, H.Ş. 1325
                     Misbah, Takiyuddin İbrahim b. Ali Kef’ami, Menşurat’ir-Razi, taş-baskı
                     Misbah’ul-Munir, Ahmed b. Muhammed Feyumi, Menşurat-i Dar’ul-Hicret, Kum, H.K.1405
                     Misbah’ul-Hidaye, İmam Humeyni (r.a), (Seyyid Ahmed Fehri’nin tercümesi), İntişarat-i Peyam-i Azadi, Tahran
                     Misbah’ul-Hidaye ve Miftah’ul-Kifaye, İzzuddin Mahmud b. Ali Kaşani, Meclis Matbaası
                     Mean’il-Ahbar, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), (tashih-i Ali Ekber Gaffari), Camia-i Muderrisin’e bağlı olan İntişarat-i İslami, Kum, H.Ş. 1361
                     Mu’cem’ul-Müellifin, Ömer Rıza Kehhale, İhya’ut-Turas’il-Arebi, Beyrut
                     Mefatih’ul-Cinan, Şeyh Abbas Kumi,
                     el-Müfredat fi Garib’il-Kur’an, Ragib-i İsfahani, (Muhammed Seyyid Kilani’nin araştırma ve kaydıyla), el-Mektebet’il-Murtezeviyye, Tahran
                     Mekarim’ul-Ahlak, Hasan b. Fazl-i Tebersi, taşbaskı ve Muessese-i A’lemi, Beyrut, H.K. 1392
                     el-Mekasıb, Şeyh Murtaza Ensari, Tebriz, H.K. 1375
                     Münacat, Hace Abdullah-i Ensari, Tebriz, H.K. 1962
                     Menazil’us-Sairin, Hace Abdullah Ensari, Kahire baskısı
                     Menakıb-i Al-i Ebi Talib, Muhammed b. Ali b. Şehraşub, Mustefevi, Kum
                     Menahic’us-Salikin, Necm’ud-Din Kubra, taşbaskı, (Alikeli Han-i Kacar), H.K. 1303
                     Men La Yehzuruh’ul-Fakih, Muhammed b. Ali b. Babeveyh Kummi (Saduk), Dar’ul-Kutub’il-İslamiyye, H.K. 1390
                     Nekd’un-Nusus fi Şerh-i Nakş’il-Fusus, Molla Abdurrahman Cami, (William Chitick’in tashih ve açıklamasıyla), Encümen-i Felsefe-i İran, Tahran, H.K. 1398
                     Nihaye, İbn-i Esir, Mektebet’ul-İlmiyye, Beyrut
                     Nehc’ul-Belağa, Seyyid Razi (Feyz’ul-İslam’ın tercüme ve şerhi)
                     el-Vafi, Feyz-i Kaşani, Kitabhane-i Emir’el-Mu’minin Ali (a.s), İs-fahan, H.K. 1406
                     Vahid Behbahani, Ali Devani, Dar’ul-İlm, Kum, H.Ş. 1337
                     Vesail’uş-Şia, Şeyh Muhammed b. Hasan Hurr-i Amili, Mektebet’ul-İslamiyye, Tahran, H.K. 1383

                    Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
                    Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

                    Yorum yap


                    • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...
                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...
                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...

                      Allah'ım!
                      Sonumuzu hayırlı kıl!
                      Bize ahiret saadeti ihsan buyur!
                      Bizi sana teslim olmuş Müslümanlar olarak kabul et, ona göre bize karşılık ver.
                      Muhammed (S.A.A ) ve tertemiz Ehl-i Beyt'i ( A.S ) hakkı için bizi salihlere kat!


                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...
                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...
                      ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMED VE ALİ MUHAMMED VE ACCİL FERECEHUM...



                      Sürgünümüz hep çöle, sırr-ı hikmet ne ola?
                      Sahra-yı KERBELA'da, Hüseynî Fermân'a sor...

                      Yorum yap


                      • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                        Kırk Hadis şerhinin Frasçası kimde var acaba.. iki haftalığına bana lazım Kim ulaştırabilir???
                        "İmam"ın hattı” belli bir mezhebe mensup olanların değil,
                        "Muhammedi İslam kimliğ"ini kuşanan bütün Müslümanların hattıdır."

                        Yorum yap


                        • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                          farsçayı halletiniz yani...
                          "SEN HER ZAMAN ZAYIF OLANDAN TARAFA OL, ÇÜNKÜ HAK ONUNLADIR" İmam Ali a.s.

                          Yorum yap


                          • Ynt: KIRK HADİS ŞERHİ..

                            Halletmem için lazım zaten son sınav için gerekli
                            "İmam"ın hattı” belli bir mezhebe mensup olanların değil,
                            "Muhammedi İslam kimliğ"ini kuşanan bütün Müslümanların hattıdır."

                            Yorum yap


                            • Allah imamdan razı olsun
                              http://islamivahdet.com/

                              Yorum yap

                              Hazırlanıyor...
                              X
                              UA-144742133-1