Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Elmeddin kardesime

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Elmeddin kardesime

    Size bir soru sormak istiyorum kardesim ama msj gitmiyor Facebook,a gelebilirmisiniz
    http://www.kuyumculu.com/i/imam-cafer.jpg

  • #2
    Ynt: AİŞE PEYGAMBERİMİZ İLE KAÇ YAŞINDA EVLENDİ ?

    Selamun Aleyküm Elmeddin kardeşim: Son zamanlarda İslam düşmanları Ehli-Sünnet kaynaklarından Aişe'nin evlilik yaşı ile ilgili islama saldırıyorlar. Ve bu konuda kapsamlı bir bilgiye ihtiyacımız var. Yani Aişe'nin evlilik yaşını biliyoruz ama bununla ilgli kapsamlı bir çalışma yaparsanız, bizi ve bu konuda bir çok yanlış bilen insanlara ışık olursunuz. Ve bizimle paylaşacağınız bilgiler, ehlisünet kitaplarından çekilmiş resimli belgeler olursa menun olurum. Sizden cevap bekliyorum . Allah sizi aziz kılsın.

    Yorum yap


    • #3
      Ynt: Elmeddin kardesime

      Ben bunu hiç anlamıyorum. İnsanlar neden kültürel(?) normlarının(?) her zaman ve zemine ait olması gerektiğini düşünürler ki?


      O dönem Arapları arasında ve aslında her yerde küçük yaşta evlenebiliyorlardı kızlar. Tarih boyu böyleydi. Öncesinde bile. Katolik kaynaklarda, Hz Meryem'in Allah'ın kelimesi Hz İsa'ya anne olarak seçildiği yaşı farklı farklı geçse de (9, 10, vs) en büyük diyen 13 yaşını kaydetmiştir. Tarihteki örnekler çoğaltılabilir. Hatta bugün bile batıdan etkilenmemiş ülkelerde, özellikle kırsal kesimlerde aynı şey devam etmektedir. (Şahsen benim ebeveynimin evlilik yaşları, bahsedilen Peygamberin Aişe ile evlilik yaşları ile çok benzerdir.) O dönem ve günümüzde kabile hayatı yaşayan insanlar veya kırsal kesimde tarım-hayvancılıkla uğraşan toplumlarda kız çocukların üniversite mezunu olması gerekmez ki evlenebilmeleri için! Çok afedersiniz, bir kız çocuk ekmek yapıp, inek sağabiliyorsa yeterli bir meziyet olarak görülür bu, ve evliliğe hazır olduğu kabul edilir ve hazırdır da. Çünkü, batı kültürünün aksine, beklenti çok değildir aile hayatında. Aile kurması için ne gerek var kız çocuğun o kadar boş-boş beklemesine?


      Ve ülkelerin resmi kabulleri bile farklıdır ergenlik yaşları için. 18 sabit bir rakam değildi ve değildir. Bir kültür daha yüksek bir yaş belirtir, başka bir kültür daha düşük. Seyyahlar ve tarihçiler Yemen'i gezip incelediğinde 20 yaşlarında olup torununun çocuğu olan kadınlardan bahsetmektedir ve bu hiç de tuhaf değildi ve değildir o kültürde. Demem o ki, bugün batının etkisi altında kalıp, günümüz ve tarihte herkesin bu batı normlarına uymasını beklemek uygun değildir.


      Ayrıca, batı kültüründe(?) kızların genç yaşta evlenip ilişkide bulunmasına karşı çıkanlar, genç yaşta evlilik dışı ilişkilerine karşı çıkmamakta, asıl sorunlarının erken(?) yaş ile değil, evlilik kavramıyla olduğunu isbat etmektedirler. Amerika-Tayland gibi ülkelerde afedersiniz çocuk fahişeliği tavan yapmaktadır. Ve Carter'ın bile itiraf ettiği üzere her yıl Amerika'ya 100.000'lerce Latin Amerika ve Afrikalı kız çocukları köle olarak transfer edilmektedir. Yani, bunlar genç yaşta kutsal bir bağlılığı, yani evliliği, kötü görürken, genç yaşta köleliğe ve fahişeliğe kötü bakmamakta, aksine bunu cinsel özgürlük olarak tanımlamaktalar. Asıl sorun budur.


      Özetle, kalkıp Peygamberimizin (s.a.a.) evliliğinde Aişe kaç yaşındaydı tesbit etmeye, genç yaşta olmadığını isbat etmeye gerek yoktur. Hz Fatıma'nın evlilik yaşı da şii kaynaklarda çok gençtir. Sorun mudur? Hayır. Çünkü, o dönemde ve hatta günümüzde bazı yerlerde genç kızların evlenmesi normaldi ve normaldir. Selametle.

      Yorum yap


      • #4
        Ynt: Elmeddin kardesime

        Yasir Habib denen İngiliz ajanı şeytanın vidyolarını neden paylaşırsınız ki?
        Kimi ve neyi hedef alıp, kime ve neye hizmet ettiğini bilmiyor musunuz? Rehber ameliyatta iken ölsün diye beddua eden bu şeytanın vidyosunu neden paylaşırsınız? Haberiniz yok mu bu ajanın İslam İnkılabı düşmanlığından?
        Yine haberiniz yok mu bu ajanın İslami Vahdet düşmanlığından? Yoksa en hızlı konuşan, en yıkıcı olan daha bir İslami midir sizin için? Yoksa yapıcı olan mı İslamidir, Ehl-i Beyt mektebine uygundur?

        Hem illa ki bir şii alimin konu hakkında konuşmasını paylaşacaksanız ehil insan çoktur ortada;

        Mesela:

        http://www.youtube.com/watch?v=xj0-HWFb-uI

        Böyle alimler varken bir İngiliz uşağı fitneciye müracaat etmek niye?

        Allah böyle İnkılab ve velayet-i fakih düşmanlarını kahretsin.

        İkincisi, şii kaynaklarda da İmam Ali (a.s) ile Hz Zehra'nın (s.a) evliliği için, Hz Zehra'nın böyle genç yaşta olduğu geçer. Doğru değil mi? Şimdi sizin, Hz Peygamber'in (s.a.a) evliliği hakkında sünni kaynakların Aişe'nin yaşı hakkındaki bu rivayetleri kabul etmemenizi dile getirmeniz "Ehl-i Beyt mektebinin ehl-i sünnet ekolüne olan üstünlüğünü" isbat etmez. Aksine, evlilik yaşı hakkında bu savunmacı pozisyon, ehl-i beyt mektebine de ihanettir. Çünkü bu yaşın ehl-i beyt mektebinde de normal-doğal kabul edilen şeyler olduğunu belirtmiyorsunuz. İnsanların batı kültüründen etkilenip tarihi bu normlara göre yargılamaması gerektiğini söylemiyorsunuz.

        Selametle.

        Yorum yap


        • #5
          Ynt: Elmeddin kardesime

          Hz. Muhammed (s.a.a.)’e yapılan en büyük eleştiri 9 yaşındaki Aişe ile evlenmesidir. Öncelikle şunu belirtmek isterim bu hususta tarihte çelişkili rivayetler vardır. Ama biz yine de bu iddianın doğru olduğunu kabul ederek, bu olayı geçiştirmeye çalışmayalım.

          İslam dininde bir kızla evlenme yaşı kızın gördüğü ilk adet (hayız dönemi) ile belirlenir. Yani İslam dininin burada evlenme hususunda almış olduğu bir ölçü vardır. Ama bir sosyalistin, bir milliyetçinin, bir ulusalcının v.s. evlenme yaşı hususunda almış olduğu bir ölçü yoktur.

          Bugün bir kız kaç yaşında evlenmelidir diye bir soru sorulsa kimi 20, kimi 25, kimi 18 v.s. diyecektir. Güneydoğuda verilen rakamlar farklı, batıda verilen rakamlar farklı olacaktır. Bu rakamlar Amerika’da farklı, Hindistan’da daha farklı olacaktır. 100 sene önce farklı, 500 sene önce daha farklı olacaktır.

          Demek ki evlenme yaşı hususunda insanların bir ölçüsü yok. Eğer insanların almış olduğu bir ölçü olsaydı verilen rakamlar aynı olurdu.

          Ama İslam’ın bir ölçüsü vardır. Arabistan’da ki müslümana da sorsanız, Japonyada ki müslümana da sorsanız aynı cevabı verecektir.

          Amerika’da ki bir sosyalist bu yaş 20 olsun dese, Türkiye’ dekinin de 25 olsun deme hakkı vardır. Veya Japonya’ dekinin de niye 18 olmasın deme hakkı vardır.

          Şimdi bakalım İslam burada neden ölçü olarak kadının hayız olmasını almış. Kadın hayız olduğu zaman vücutta ne oluyor?

          Adet kanamasının sebebi yumurtanın rahme girmesi, beyinden cinsel istek hormonunun salgılanması ve cinsel ilişkiye girilmediği taktirde, döllenmeyen yumurtanın kan şekliyle dışarıya atılmasıdır. Yani bir kızın adet görmesi demek, vücudunun ben cinsel birlikteliğe, hamileliğe ve çocuk doğurmaya hazırım demesidir.

          Bunun açıklamasını doktorlara yani bilime bırakalım.




          “Adet Kanaması Nedir?

          Bu durum artık kız çocuğunun gebe kalabilecek olgunluğa eriştiğinin bir göstergesidir. Her ay yumurtalıklardan bir yumurta bırakılır. Bu olaya yumurtlama denir. Aynı zamanda gelişen hormonal değişikliklerle, rahim, gebelik için hazırlanır. Yumurtlama olduğu halde döllenme gerçekleşmezse rahmin iç dokusu vajinadan kanamayla birlikte atılır. Buna adet kanaması adı verilir.”





          Dr. Murat Emanetoğlu








          .


          Adet döngüsü esnasında beyinde, yumurtalıklarda ve rahim (döl yatağı) iç tabakasında değişik olaylar ortaya çıkar . Beyinden salgılanan hormonların yumurtalıklardan birini uyarmasıyla başlayan aşama , uyarılan yumurtalıktan döllenmeye hazır bir yumurta hücresinin serbestleşmesine ne sebeple olur , bu esnada rahim (döl yatağı) iç tabakası da kendini mümkün bir hamileliğe hazırlar. Döllenme gerçekleşmediğinde serbestleşen yumurta hücresinin süresi biter ve hamilelik için derlenmiş rahim (döl yatağı) iç tabakasının adet kanamasıyla dışarı atılmasını takiben yeni bir adet döngüsü başlar


          Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet döngüleri başlar. Hormonların etkisi ile duygu ve davranışlar da değişir, psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden genç kız kişiliğine geçilir.


          Ergenlik döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. ..Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları arasında başlar.


          1-14 Gün: Bu günler döngünün östrojen fazı olarak da adlandırılır. Adet kanamasının başladığı ilk gün östrojen en düşük düzeydedir. Hipofiz bezine gönderilen sinyaller ile FSH adı verilen hormon salınır, bu hormon yumurtalıklardan östrojen üretimini uyarır.


          1. Gün: Adet kanaması başlar.


          15-28. Gün: Adet döngüsünün ikinci yarısında yumurtalıklardan progesteron adı verilen hormon salınır. Progesteronun etkisi ile rahmin iç tabakası kalınlaşarak gebeliğe hazırlanır.


          19-20. Gün: Rahim gebeliğe hazırdır.


          Gata Kadın hastalıklar A.D.








          Demek ki kızın adet görmesi demek, vücudunun, beyninin cinsel birliktelik kurmaya, anne olmaya hazır olduğunun göstergesidir.

          Şimdi en mantıklı ve en bilimsel yol vücut anatomisinin kararı değil midir?

          Aç olduğun zaman yemek yiyorsun. Çünkü beyin açlık sinyali göndermiş. Yani vücudunun besine ihtiyacı var. Susadığın zaman su içiyorsun. Aslında su içmeye sen karar vermiyorsun vücudun karar veriyor. O halde vücut cinsel istek gönderdiği zaman niçin o isteğini bastırıyorsun? Eğer bastırıyorsan şunu demek istiyorsun “ey vücudum, sen yanılıyorsun, bu kararı erken vermişsin”

          Bu ikisi arasında çelişki yok mu? Susadığın zaman su içiyorsun da ve demiyorsun ya vücudum yanlış sinyal göndermiştir, ama vücut cinsel istek sinyali gönderdiği zaman neden o duygularını bastırıp hayatı kendine zehir ediyorsun? Sonuçta seni karşı cinsle cinsel ilişkiye sokturan da vücut. O halde hem vücudun istediği için cinsel ilişkiye gireceksin hem de vücudun cinsel ilişkiye girme yaşını beğenmeyeceksin. Bu da bir çelişki değil mi?

          Evlenme yaşına vücut mu karar verir, yoksa gelenekler mi? Tuvaletin geldiğinde tuvalete koşacaksın, demeyeceksin vücudum yanılıyor, ateşlendiğinde doktora gideceksin ama demeyeceksin benim bir şeyim yok vücudum yanılmış veya bir yerin ağrıdığında röntgen çektireceksin, burada da vücudun tepkimesine güveneceksin yani hayatının her alanında vücuduna güveneceksin, ama evlenme konusunda güvenmeyeceksin. Hangi insan uykusu geldiğinde çalışırda, uykusu gelmemesine rağmen uyumayı tercih eder? Yatarken bile vücudun komutlarına göre hareket etmiyor muyuz? Neden 5 tabak yiyemiyoruz, kendimizi zorlasakta yiyemiyoruz çünkü vücudumuz istemiyor. Neden 20 bardak su içemiyoruz?

          Şimdi doğaya bakalım. Doğada aklı olmayan bir aslan 3 yaşında anne olup 4 yavru doğurup bunlara aslanlar gibi bakıyor mu?

          Aslanın insandan farkı o 3 yaşında anne oluyor, insan ise Türkiye’yi baz alıyorum tabii olarak 12 yaşında anne olabiliyor. Bu aslan 4 tane doğuruyor ve bunlara bakabiliyor. Üstelik insanın aklı var ama bu hayvanların aklı da yok.


          Burada sosyalist arkadaşların bizi daha iyi anlamaları lazım.


          Acaba ilkel insanlar 20 yaşını bekliyor muydu yoksa onlarda diğer canlılar gibi acıktıklarında yiyor, susadıklarında su içiyor ve cinsel ilişki arzuladıklarında da tabi olanı mı tercih ediyordu?

          Bugün de böyledir aslında siz istediğiniz kadar evlenme yaşı 20 veya 25 olsun diyin insanlar tabii süreci yaşayacaklardır.

          Genç kızlar cinsellikle ne zaman tanışıyor?
          Gelen hasta profilini ve bu konuda çıkan yazıları takip ettiğimizde; cinsellikle tanışmanın ortaokul yaşlarına kadar indiğini görüyoruz.





          Op dr. Seval Taşdemir





          Hiçbir insan tabii sürece hükmedemez. Ancak boyun eğer.


          Şimdi İslam dini her zaman diyoruz ki fıtrat dinidir. Yani Allah bir yandan insanda 12 yaşında doğurmaya, emzirmeye, cinsel ilişki kurmaya, anne olmaya hazır olan bir vücut anatomisi yaratacak, öte yandan 20 yaşında evlenin diyecek. Gönderdiği din ile yarattığı insan arasında çelişki değil midir bu?

          İnsanda merak duygusunu yaratan elbette insana oku, düşün, araştır, sorgula diyecektir. Din insanlara bunu emreder.

          İnsan da öfke duygusunu yaratan elbette öfkelen diyecek. Sosyalistlerin haksızlıklara karşı öfkelenmeleri bundandır. Elbette din de insana haksızlığa, zulme karşı öfkelen diyecek.

          Her insanda temizlik duygusu vardır. Elbette din de temizliği emredecek.

          Hasta kimdir? Bu cevabı da insanlar kafadan vermiyorlar. Vücudu ölçü alarak veriyorlar.Bizler hasta olarak, vücudunda eksikliği olanlara deriz. Yani tabii sürece uymayan, tabii olmayan her insana hasta deriz. Örneğin tabii bir insanda iki böbrek vardır. Eğer bir kişinin bir böbreği varsa veya böbrekleri çalışmıyorsa bu kişiye hasta deriz. Tabii olan bir insanın gözleri görür. Ama bir kişinin gözleri görmüyorsa veya bir gözü varsa biz ona hasta deriz.

          Tabii süreçte bir dişi ve bir erkek olmak üzere iki canlı vardır. Ve tabii olan bu iki canlı karşı cinslerine ilgi gösterir ve cinsel ilişkide bulunur.

          Tabii süreçte ya dişi vardır, ya erkek, Üçüncü bir cinsel kimlik yoktur. Eğer bu tabii sürece ben ne erkeğim, ne de dişiyim diyorsan ve bu tabii sürece uymuyorsan İslam dini bu kişiyi normal kabul etmez. Veya tabii süreçte erkek bir dişiye ilgi duyar. Bir erkek eğer erkeğe ilgi gösterirse bu tabii değildir ve bu kişi hastadır.

          Dikkat edilirse hastalığı biz insanlar belirleyemeyiz. Hastalığı tabiat belirler. Aslında insan her zaman bu kurala uyar. Örneğin insan kalp kapakçığının biri çalışmıyorsa hastaneye gider ve bu işin normal olmadığını kabul eder. Veya bir elle dünyaya gelse sürekli üzülür ve tabii süreçte iki elinin olması gerektiğini kabul eder ve kendisinde eksiklik görür.

          İnsanın cinsel kimliği de böyle olmalıdır. Tabiat üçüncü bir cinsel kimlik yaratmamış ki sen kendini normal kabul edesin. Eğer tabii süreçte üçüncü bir cins olsaydı, o zaman biz bu insanları normal karşılardık ve tabiat bu şekilde derdik.

          Dolayısıyla İslam’ın hükümleri ile tabii olan ve insan fıtratı bir bütündür ve çelişme söz konusu değildir. Eğer olursa o din değildir.

          Örneğin içki insanın tabiatıyla uyuşmaz. İnsan düşünen bir varlık olduğu için içki insanın tabii halini bozar. Düşünme yeteneğini insan yitirir.Yine insanın beyninde insanın yürürken, koşarken dengesini sağlayan bir organı vardır. Bu tabii süreç bozulur. Veya köpek eti, domuz eti, kan, idrar, insan dışkısı bunların tamamı İslam’da haramdır. Çünkü insan tabiatı bunları kabul etmez.

          İnsan su içerken kusmaz ama içki içerken kusar. Vücut diyor ki ben bunu kabul etmiyorum. Ve bunu dışarı atmak istiyor.

          Derdim ve amacım insanlara içkinin zararlarını anlatmak değil, bir sosyaliste içki içmemesi için tebliğde bulunmanın ne mantığı var. Hiçbir mantığı yok. Ama ben dinin kurallarının belli kanunlar çerçevesinde belirlendiğini ifade etmeye çalışıyorum.


          Amacım İslam’ın doğa ile olan bütünlüğüne dikkat çekmektir. İslam peygamberi (s.a.a.) bugünkü insanlar gibi oturduğu yerden evlenme yaşı kızların 18, erkeklerin 20 dememiştir. Veya kızların 7 erkeklerin 10 dememiştir. İslam dini burada kızın evlenme yaşını kızın vücudu belirlesin diyor. Bundan daha bilimsel bir yaklaşım olabilir mi?
          Namazı hafife alana biz Ehl-i Beyt'in şefaatı ulaşmayacak. İmam Cafer-i Sadık (a.s.)

          "Şiilerimiz halvetlerde/yalnız kaldıklarında Allah'ı çok zikredenlerdir." İmam Cafer-i Sadık (a.s.)

          Yorum yap


          • #6
            Ergenlik döneminden itibaren daha fazla salınmaya başlayan cinsiyet hormonlarının etkisi ile adet kanamaları ve adet döngüleri başlar. Hormonların etkisi ile duygu ve davranışlar da değişir, psikolojik yapı değişerek çocuk kişiliğinden genç kız kişiliğine geçilir. Ergenlik döneminde beyinden gelen uyarılar, yumurtalıklardan östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salınmasını sağlar. ..Ergenlik ile birlikte her ay bir yumurta olgunlaşarak atılır. İlk adet kanamasına menarş denir. Adet kanaması 9-16 yaşları arasında başlar.



            ____________________
            Arslan1

            Yorum yap

            Hazırlanıyor...
            X
            UA-144742133-1