Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

    Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

    Hz. İbrahim’in (as) pazarlıksız imana sahip olmanın nasıl olduğunu amelen gösteren ve ‘’pazarlıksız iman sertifikası’’ vahiy tarafından imzalanan örnek bir insandır. İbrahim, bir müminin eğer ateşe pazarlıksız atlarsa asıl o zaman yanmayacağını kendinde gösteren ilk insandır. Yanmayacak, çünkü ateşin yakma gücünü yaratan ona seslenecek:

    -‘’ Ey ateş! İbrahim’e serin ol, selamet ol!’’(44)

    Bu, Allah’a pazarlıksız iman edenlere eşyanın kendi lisanınca teşekkürüdür.
    Bu, imanda pazarlık yaparak ‘’Yahudileşenlere’’, ateşin verdiği soylu bir derstir.
    Hz. İbrahim’de (as) pazarlıksız imanın bir başka örneğini daha görüyoruz. O da İsmail’ini, uzun süren evlat hasretinden sonra ömrünün sonunda kavuştuğu ciğer paresini Rabbine kurban verirken sergilediği tavırdır.
    Allah da biliyordu ki İbrahim, öz evladının boğazına bıçağı çalarken ‘’gitti yavrum!..’’diye çalıyordu.
    Şike yoktu. Bu bir imtihandı. Hz. Yahya da bir peygamberdi; ama koç gibi boğazlanmıştı Allah yolunda!
    Şaka yoktur Allah’ın dininde. İsmail, İbrahim için bir sınavdı ve sınavların en çetiniydi. Kendini ateşe atmaktan bin beterdi çok sevdiği yavrusunu kurban etmek. Kurban, ateşle sınanan imanın son çetin sınavıydı.
    Ben İsmail’i yatırırım, tam kurban edecekken Allah koçu gönderir, diye düşünmemiştir İbrahim. Çünkü Rabbinin ifadesiyle ‘’Çok vefalı idi.’’(45) bir baba olarak, hem de çocuğunu çok seven bir baba olarak çalmıştı bıçağı İsmail’in boğazına.

    Pazarlık yapmamıştı.’’ Ben kurban edecekken, sen koçu gönderivereceksin ya Rabbi,’’ dememişti. Pazarlık yapmadığı için koç yetişivermişti.

    Bu örnek de Allah ‘a pazarlıksız iman edenlere hayvanın verdiği soylu bir dersti. Sen Allah’a candan kurban olursan, senin için kurban olacak koçlar gönderilecektir, mesajıydı bu; ‘’kurban olanlara kurban olunur.’’ mesajıydı.(46)

    Pazarlıksız imana sahip olanlardan biri de İmam Ali idi. İmam Ali’nin de imanı Hz. İbrahim gibi birçok sınavlara tabi tutuldu. Onlardan biri de ‘’ leyletü’l-Mebit’’ (baskın gecesi) olarak bilinin o ünlü hadisedir.
    Bi’setin üçüncü yılıydı. Mekke’de Kureyş’in müşrik önderleri bir araya gelip genel bir toplantı yaptılar. Alınan karar, Resulullah’ı (saa) öldürerek veya zindana koyarak ya da sürgüne göndererek tevhidin sesini susturmaktı.

    —Hani bir zaman, kâfir olanlar seni bağlayıp hapsetmek yahut öldürmek yahut yurdundan çıkarmak için düzenlere başvurmuşlardı. Onlar bu düzeni kurarken Allah da cezalarını hazırlamadaydı ve Allah hilekârları cezalandıranların en hayırlısıdır.’’(47)

    Sonunda Kureyş’in ileri gelenleri, her kabileden bir kişinin seçilmesi ve bu seçilen kişilerin gece yarısı Resulullah’ın (saa) evine hücum ederek onu öldürmelerine karar verdiler. Bu yolla hem müşriklerin tevhidin davetinden kurtulmuş olacak hem de Resulullah’ın kanının dökülmesine tüm Arap kabileleri ortak olduğundan Haşimiler intikam almak için bütün kabilelerle savaşabilecek gücü bulamayıp fidyeye (kan parasına) razı geleceklerdi.
    Hüseyin'in şehadeti üzre müminlerin kalbinde bir aşk vardır, o aşk asla soğumaz.
    Hz.Peygamber (saa)

  • #2
    Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

    Cebrail (as) durumu derhal Resulullah’a (saa) bildirdi ve en kısa zamanda Mekke’yi terk edip Medine’ye hareket etmesini söyledi.
    Müşriklerce kararlaştırılan gece gelip çattı. Mekke karanlığa gömülmüştü. Görevlendirilen silahlı memurlar Resulullah’ın evinin etrafını her taraftan kuşattı. Peygamber (saa) evdeymiş ve dinleniyormuş gibi görünmeli; ama aynı zamanda da orayı terk etmeliydi. Böyle bir düşüncenin icrası için de kendini Resulullah’a feda edecek, kurbanlık verecek birine ihtiyaç vardı. Zira onun, peygamber’in yatağına yatması ve onun yeşil örtüsünü üzerine çekmesi gerekirdi; böylece katiller peygamberin evinde olduğunu sanacak ve Mekke’nin içinde ve dışında insanların girip çıkmalarını kontrol etmeyeceklerdi.

    Resulullah (saa) İmam Ali’yi çağırıp şöyle buyurdu:

    — Kureyş’in müşrikleri, gece yarısı kalabalık bir cemiyet ile evime saldırarak beni yatağımdayken öldürme kararı aldılar. Bu yüzden Allah tarafından mekke’yi terk etmekle görevlendirildim. Bundan dolayı senini benim yatağımda yatman ve yeşil örtümü üstüne örtmen gerek. Böylece onlar benim evimde olduğumu ve dinlendiğimi sanarak beni takip etmezler.’’



    Hz. Ali (as) her zamanki gibi Resulullah’ın (saa) emrine itaat ederek gecenin ilk başlangıcında onun yerine yattı. Kırk kişiden oluşan katilleri gece peygamberin evini muhasara altına aldılar. Kapının deliğinden evin içini gözlüyor ve içeride peygamber’in olduğunu sanıyorlardı. Fakat İmam Ali (as) emin bir kalp ile sakince peygamberin yatağına uzanıp olacakları huzur içinde bekliyordu. Ona o huzuru veren şey canını uğrunda feda ettiği cananını kurtarmış olmasıydı.


    Katiller, ellerinde kılıçlarla aniden ve hızla kapıyı kırdılar, doğrudan yatağa yöneldiler, Resullah’ın (saa) her zaman üzerine çekip uyuduğu yeşil örtüyü açtılar, açtılar ki görerek resulü parçalasınlar. Fakat gözlerine inanamadılar, bir de baktılar ki perdenin altında uyuyan Resul değil de Ali’dir.

    Tüm öfke ve kızgınlıkla Ali’ye saldırdılar.’ Muhammed nerede?’, ‘ Nerede Muhammed?’ diye sordular. İmam Ali: ‘’ Onu bana mı emanet etmiştiniz ki benden soruyorsunuz?’ cevabını verdi.
    Neye uğradıklarını bilemeyen katiller tüm öfkeleriyle Ali’ye saldırdılar. Adeta Muhammed’in (saa) hıncını ondan alıyorlardı. Sürükleye sürükleye Mescid-i Haram’a getirdiler. Kısa bir süre sonra serbest bırakıp Resulullah’ı (saa) aramaya koyuldular.(48)

    İmam Ali’nin bu pazarlıksız imanı tüm müminlere örnek olsun ve ebedileşsin diye vahiy bunu kayıt altına almış ve şöyle buyurmuştur:

    -‘’ İnsanlardan öylesi de var ki, Allah rızasına nail olmak için adeta kendisini satar, Allah rızasını alır. Allah kullarını pek esirger.’’ (49)

    İmam Ali’nin bu fedakârlığı ile ilgili şu hadiseyi Gazzali’den dinleyelim:

    ‘’ Yüce Allah, o gece iki büyük meleği olan Cebrail ve Mikail’e şöyle hitap etti: ‘’ Ben ikinizden birine ölümü diğerine ise hayatı vermeyi kararlaştırırsam hanginiz yaşam hakkını
    Hüseyin'in şehadeti üzre müminlerin kalbinde bir aşk vardır, o aşk asla soğumaz.
    Hz.Peygamber (saa)

    Yorum yap


    • #3
      Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

      diğerine verip ölüme razı olur?’’ her iki melek de ölüme razı olmayıp böyle bir fedakârlık da bulunmadı. Bunun üzerine bu yüce Allah bu iki meleğine şöyle hitap etti: ‘’ Yeryüzüne inin ve görün ki Ali nasıl ölümü satın almış, kendisini peygamber’e feda etmiş. O zaman Ali’yi düşmanın şerrinden mahfuz kılın.’’ (50)

      Görüldüğü üzere pazarlıksız imanda hep teslimiyet vardır. Nasıl ki İbrahim peygamber rüyasını oğlu İsmail’e açtığında, İsmail hiç tereddüt etmeden babasına teslim olmuş, boğazlanmayı kabul etmişse, aynı benzerlik Resulullah (saa) ile İmam Ali’de de mevcuttur. Resulullah (saa) Ali’nin kendi yatağında yatmasını ve müşriklerin ne düşündüğünü ona bildirince, imam hiç tereddüt etmeden teklife teslim olmuştur.

      Pazarlıksız iman örneğini İmam Hüseyin’de, yardımcılarında ve ailesinde de görüyoruz. Çünkü onlar da bilerek ve severek şahadeti dünyaya tercih etmişlerdi!

      İman da pazarlığa yanaşmadıkları için canlarından olan bir takım diğer gerçek mümin sahabeler de vardır elbette. Bunların başında Yasir ailesi geliyor. Mekke’nin azgınları onlara işkence ettikçe Resulullah onları kızgın kayalıkta ziyarete geliyor ve şöyle teselli ediyordu:

      ‘’ Sabır ey Yasir ailesi! Randevunuz cennette!’’(51)

      Sümeyye, Bilal Habeşi, Habbab, Zinnure gibi isimlerin uğradığı işkenceler karşısında sergiledikleri soylu tavır, imanı işkencelerle sınanan yiğit Müslümanlardan birer örnektir. Bu ağır işkenceler altındaki insanlar, bir kez olsun Resulullah’tan (saa) ‘’ bizi kurtar, bizi koru.’’ gibi hiçbir talep de bulunmuyorlardı. Gördükleri işkenceleri onun başına kakmıyorlardı. Resulullah da onlara ‘’ ahiret’’ dışında hiçbir şey vaat etmiyordu.

      Taraflar, ne karşılığında neyin elde edileceğinden eminlerdi.
      Pazarlık yok.
      İman var.

      Yüce Nebi (saa) bir gece yarısı operasyonuyla bu insanları pekâlâ kurtarıp şehirden dışarı çıkarabilirdi. Fakat meseleyi akide ve terbiye açısından ele alıp baktığımızda, o dönemin ( Mekke şirk döneminin) ‘ imanın imtihanı verme dönemi’ olduğundan onların cennetine engel olmaması gerekirdi!
      ------------------------------------------------------------------------------------------…
      44) Enbiya: 69
      45) 53 Necm: 37
      46) Yahudileşme Temayülü, M. İslamoğlu, s. 122–123
      47) Enfal: 30
      48) Tarih-i Taberi, c.2, s. 9. az bir farklılıkla özetlenerek nakledildi.
      49) Bakara: 207
      50) Biharü’l-Envar, c. 19, s.39; İhya-i Ulumi’d-din; Gazzali’den naklen
      51) İbn Haceri el- İsabe, c.2, s.512

      Ehlibeyt Dosyası (Hasan Kanaatlı)’dan alıntıdır.
      Hüseyin'in şehadeti üzre müminlerin kalbinde bir aşk vardır, o aşk asla soğumaz.
      Hz.Peygamber (saa)

      Yorum yap


      • #4
        Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

        allah razi olsun...
        Göz yaşım leysan olub səhrada bir dəryadı bu,
        Gəl gedək burdan Hüseynim qanlı bir səhradı bu.

        Yorum yap


        • #5
          Ynt: Hz. İbrahim’in (as) Örnek İmanı

          Allah razı olsun..

          Yorum yap

          Hazırlanıyor...
          X
          UA-144742133-1