Announcement

Collapse
No announcement yet.

Azinlik okullarindacogalan misyonerlik faaliyetleri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Time
  • Show
Clear All
new posts

    Azinlik okullarindacogalan misyonerlik faaliyetleri

    Cümlece malumdur ki, halkcilar, evvela memlekette din müesseselerini kapatmakla dine karsi, islam dinine karsi taarruza basladilar. din müesseselerinde (medreselerde) kirk bin talebe, yataklari omuzlarinda, sokaklarda perisan bir halde göz yaslari dökerken onlar iys-ü isret sofralarinda rakilar, viskiler, sampanyalarla, zevk ve kahkahalarla sabahlara kadar kendilerinden gectiler. maarif vekillerinin, sampanya kadehini kaldirarak:
    "bugün kirkbin yobazin yuvalarini tarumar ettim, diye attigi naralar, hala milletin kulaginda cinlamakta, kalbini tutusturmaktadir. (bu cüretkar vekilin bilahare bagirsagi patliyarak kazurasi agzindan geldi. o halde cehennemi boyladi)

    din müesseselerinin kapilari üzerine vurulan kara ve kizil kilitler, uzun yillar, bir ceyrek asirdan fazla zaman kaldi. bu zalimane hareket karsisinda din adami yetismesine imkan kalirmiydi? bu suretle mabetleri imamsiz, minareleri müezzinsiz, köyleri hocasiz biraktilar. ölüleri gasledecek, defnedecek imam kalmadi. cenazeler ortada kokacak hale geldi.

    pekala anlasiliyordu ki, medreselerin ve din ulemasinin istiklal harbi zamaninda müslüman halki mücadeleye tesvik ve bilfiil harbe istirak hususundaki büyük hizmetlerini gören halkcilar, planlarina engel olabilecegi endisesiyle, din ehlinin kudret ve nüfuzlarini kirmak icin, zaferden sonra endisesiyle, din ehlinin kudret ve nüfuzlarini kirmak icin, zaferden sonra (medreseleri ve) din müesseselerini kapatmayi, din ehlini kudretsiz hale getirmeyi, ilkeleri, ideolojileri icin bir zaruret telakki etmislerdir.

    din müesseselerinin kapilarini zincirleyen, kirkbin din talebesini sokaga döken bütün mekteplerden din derslerini kaldiran halkcilar, actiklari köy enstitülerinde komünist ögretmenler yetistiriyor, bunlari rusyaya gönderiyor, orada tahsilini ikmal ettiriyor, sonra onlari masum türk yavrularinin basina geciriyordu.

    o köy enstitüleri ki, (batililasma, laiklik adina) orada kiz ve erkeek cocuklar bir arda bulunduruluyor, her türlü rezaletlr oluyor, idarecilere ickili, dansli ziyafetler veriliyor, mumlar söndürülüyor, diploma yerine kucaklarinda bir p...le evlerine dönenler oluyordu. o köy enstitüleri ki, orada marksin beyannamesi, komünist eserleri ögretiliyor, müslüman türk milletinin dini örf ve adetleri tahkir, mukaddesati tezyif ediliyordu.

    En rezil hikayeler okutuluyor, en edepsiz piyesler oynatiliyordu. bu komünist batakhanelerine oluk oluk devlet parasi akitiliyordu.

    müslüman türk milletinin yavrulari böyle dinsiz, imansiz yetistirilirken öte taraftan hristiyanlarin, yahudilerin, müslümanlardan baska bütün milletlerin cocuklari mekteplerinde cayir caiyr din dersleri aliyor, kendi dinlerine öre dinli imanli yetisiyorlardi.


    Biliyorsan buyur konus...konusta feyiz alsinlar...bilmiyorsan tut dilini seni bir adam saysinlar

    #2
    Ynt: Azinlik okullarindacogalan misyonerlik faaliyetleri

    Azinlik okullarinda cogalan misyonerlik faaliyetleri:

    isin en ilginc yani da gerek rum, gerek ermeni ve gereks yahudi okullarinda yapilan faaliyetler tam bir misyonerlik stratejisi altinda yürütülüyordu. yeni türkiyede müslüman kitleye karsi yürütülen baski ve zulüm politikasi azinliklarin isine geliyor ve dinsel bosluktan yararlanarak türkler üzerinde hristiyanlastirma faaliyetleri de yürütüyorlardi. 1930 yili itibariyla bütün türkiyedeki azinlik okullarini ve mevcut talebe sayilarini gösteren asagidaki tablo ise türkiyede o yillarda kimlerin daa cok pastada pay aldigini göstermesi acisindan ilginctir.

    1930'lu yillarda (kapatilan medreseler ve imam hatip okullarina karsilik) sayisal zirveye ulasan azinlik okullarinin durumu su sekilde idi:

    okul sayisi ögrenci sayisi
    ermeni okullari 803 133.100
    Rum okullari 957 116.800
    Yahudi okullari 730 53.568
    süryani okullari 143 14.200
    fransiz katolik ok. 500 59.414
    ingiliz okullari 178 12.800
    Rus, italyan, alman ok. 38 3.500
    amerikan okullari 675 34.317

    görüldügü gibi bir islam ülkesi olmasina ragmen 1930'lu yillarda türkiyeli müslümanlar, rum, ermeni ve yahudi azinliklarin sahip oldugu hak ve hürriyete sahip degildiler...


    Biliyorsan buyur konus...konusta feyiz alsinlar...bilmiyorsan tut dilini seni bir adam saysinlar

    Comment


      #3
      Ynt: Azinlik okullarindacogalan misyonerlik faaliyetleri

      devlet, hükümet ve diyanet ortakligiyla sürekli baski altinda tutulan din görevlilerine diyanet isleri baskanliginin 27.6.1935 tarihli tamimi cok ilgi cekicidir:

      T.C
      Diyanet isleri Reisligi zat isleri müdürligü
      sayi: 1821/2268

      Kuran ögreticilerinden bazilarini asli vazifeleri disina cikarak henüz ilk tahsilini bitirmemis ufak cocuklara dini dersler verdikleri ve bu meyanda okuttuklari ve riyaset makamindan vazife ve salahiyet verilmedigi halde bazi hocalarin bundan istifade ederek mahalleler arasinda bazi kücük cami ve mescidler arasinda baslarina topladiklari cocuklara gizlice dini dersler verdikleri görümüs ve haklarinda adli takibat yapilarak adliyeye verildigi belge ile haber alinmistir. bu gibi tarafimizdan asla uygun görülmeye hallere meydan verilmemesine...."
      27.6.1935, rifat börekci, diyanet isleri reisi

      Kemalist yazarlardan halide edip adivar, uygulanan kemalist laik anlayisla devletin dinin yersiz müdahalelerinden kurtulmu soldugunu ve fakat devletin dini gözetim ve baski altinda tutmasinin da apacik bir kusur oldugunu belirterek, "uygulanan laiklikle, türkiyedeki hristiyanlar ve yahudiler bu bakimdan daha özgür yasamaktadirlar" demektedir.

      halide edip adivar hanimin 1930'lu yillarinda yaptigi "uygulanan laiklik anlayisi ile türkiyedeki hristiyanlar ve yahudiler müslümanlardan daha özgür yasamaktadirlar" tesbitini 1985 aralik ayinda kendisiyle yaptigim bir konusmada prof. dr. mümtaz soysal da aynen tesbit ve tekrar etmistir. prof. de. mümtaz soysal: "inanc ve düsünce olarak türkiye de haklari kisitlananlar azinliklar degil cogunluklardir. asil haklari kistilananlar inanc ve düsünce olarak baski altinda tutulanlar, müslüman cogunluktur. bu durum laikligin geregi olarak ortaya cikmisir. müslüman halkin dinle ilgili haklari laik devletin kurallariyla sinirlandirilmistir. oysa türkiyedeki ibadet özgürlügü ile ilgili sinirlamalar gayr-i müslim azinliklara uygulanmamaktadir" diyerek, halide edip adivardan tam 40 yil sonra ayni gercegi dile getirmistir.

      (hasan hüseyin ceylan, cumhuriyet dönemi din-devlet iliskileri, 1990 ist. risale y. c. 2, s. 126, 149 v.d esref edip, kara kitap, 1990 ist. 3. baski s.13 v.d)


      Biliyorsan buyur konus...konusta feyiz alsinlar...bilmiyorsan tut dilini seni bir adam saysinlar

      Comment

      YUKARI ÇIK
      Working...
      X