Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

    Osmanlı'nın Gerçek Yüzü
    Günümüzde bazı kişilerin Osmanlı düzenine hayranlık duyduklarını ve özlemle andıklarını duyuyor ve biliyoruz.Bu tip insanlara bazı gerçekleri anlatabilmek amacıyla bu bölümde Osmanlı tarihinden bazı sayfaları okuyucuya sunuyoruz.
    Dileğimiz bu parçaların birleştirilmesidir.Parçalar birleştiğinde Osmanlının gerçek yüzü görülecektir.

    TAHTINDAN İNDİRİLEN PADİŞAHLARIN LİSTESİ
    1- Yıl 1402 Osmanlı tahtında I. Beyazıt var; 4. Padişah.....

    Ankara Savaşı’nda Timur’a oğlu Mustafa ile tutsak düşmüş tahtında da indirilmiştir böylece...

    2- Yıl 1512. Osmanlı tahtında II.Beyazıt var; 8. Padişah....

    Oğlu I.Selim tarafından tahtından indirilmiş ve sürüldüğü Demetoka’ya giderken yolda öldürülmüştür. Zehirlenerek öldürülmüş olduğu da söylenir.

    3- Yıl 1618. Osmanlı tahtında I.Mustafa var; 15. Padişah...

    Akıl hastası olduğu için, Kapıkulu tarafından tahtından indirilmiştir. 1622’de bir kez daha tahta çıkarılmış ve aynı gerekçeyle tekrar indirilmiştir.

    4- Yıl 1622. Osmanlı tahtında II.Osman var; 16. Padişah....

    Askeri darbeyle tahtından indirilmiş ve ırzına geçilip linç edilerek öldürülmüştür. Orduyu yeniden düzenlemek istediği için başına gelmiştir bunlar...

    5- Yıl 1648. Osmanlı tahtında I. İbrahim var; 18. Padişah...

    Askeri bir darbeyle tahtından indirilmiş ve boğularak öldürülmüştür....

    6- Yıl 1687. Osmanlı tahtında IV. Mehmet var; 19. Padişah...

    Kapıkulu tarafından tahtından indirilmiştir...

    7- Yıl 1703. Osmanlı tahtında II.Mustafa var; 22. Padişah...

    Askeri bir darbeyle tahtından indirilmiştir....

    8- Yıl 1703. Osmanlı tahtında III.Ahmet var; 23. Padişah...

    Patrona Halil öncülüğünde şeriat isteyenlerin ayaklanmasıyla tahtından indirilmiştir....

    9- Yıl 1807. Osmanlı tahtında III. Selim var; 28. Padişah...

    Kabakçı Mustafa öncülüğünde şeriat isteyenlerin ayaklanmasıyla tahtından indirilmiştir... Sonrada öldürülmüştür.

    10- Yıl 1808. Osmanlı tahtında IV. Mustafa var; 29. Padişah...

    Alemdar Mustafa Paşa tarafından askeri bir darbeyle tahtından indirilmiş ve yerine geçen küçük kardeşi II. Mahmut tarafından boğdurulmuştur...

    11- Yıl 1876. Osmanlı tahtında Abdülaziz var; 32. Padişah...

    Medrese öğrencilerinin ayaklanması sonucu, değişen “Vükela Heyeti”nin kararıyla tahtından indirilmiştir.

    12- Yıl 1876. Osmanlı tahtında V.Murat var; 33. Padişah...

    Tahta çıkmasından sonra 3 ay içinde akıl hastası olduğunun anlaşılması üstüne “Vükela Heyeti” tarafından indirilmiştir.

    13- Yıl 1909. Osmanlı tahtında II. Abdülhamit var; 34. Padişah...

    “Mebusan ve Ayan Meclisleri” kararıyla tahtından indirilmiştir...

    14- Yıl 1922. Osmanlı tahtında Mehmet Vahdettin var; 36. Padişah...

    Büyük Millet Meclisi’nin saltanatı kaldırma kararıyla, kendiliğinden tahtından indirilmiş oldu...

    OSMANLI TARİHİNDEKİ AİLE CİNAYETLERİ
    1- Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey, babası Ertuğrul Bey ölünce, Kayı aşiretinin başına geçmek isteyen amcası Dündar Bey’i öldürdü. Tarih:1298

    2- I.Murat, oğlu Savcıbey’in önce kızgın demirle gözlerini oydurdu, sonra da ,astırdı. Tarih:1385. Ayrıca iki de kardeşini öldürdü, Halil ve İbrahim’i. Tarih:1361

    3- I.Beyazıt, Kosova Savaşı’nda babası I.Murat öldürülünce, o sırada savaşmakta olan kardeşi Şehzade Yakup’u hemen öldürdü. Tarih:1204

    4- I.Mehmet, kardeşi İsa Çelebi’yi boğdurttu. O sırada bir başka kardeşi Musa Çelebi de, ağabeyi Süleyman Çelebi’yi boğdurtmuştu. Sonunda I.Mehmet, kardeşi Musa Çelebi’yi de yenerek tahta çıktı. Tarih:1413

    5- II. Murat, küçük kardeşi Şehzade Mustafa’yı boğdurttu. Öteki kardeşlerinin sadece kızgın demirle gözlerini çıkardı. Tarih:1421

    6- II.Mehmet, 2 yaşındaki kardeşi Şehzade Ahmet’i boğdurttu. Tarih:1444

    7- I.Selim, kardeşi Şehzade Korkut’la Şehzade Ahmet’i ve 3 de yeğenini boğdurttu. Tarih:1512

    8- I.Süleyman, büyük amcası Cem Sultan’ın oğluyla torunlarını boğdurttu. Tarih:1522. Kendi oğlu Şehzade Mustafa ile Şehzade Beyazıt’ı da boğdurttu. Ayrıca Şehzade Beyazıt’tan olma torunlarını da boğdurttu. Tarih:1553

    9- III.Murat, 5 kardeşini boğdurttu. Tarih:1574

    10- III.Mehmet, 19 kardeşini boğdurttu. Tarih:1566. Bir de oğlu Şehzade Mahmut’u boğdurttu.

    11- II.Osman, kardeşi Şehzade Mehmet’i boğdurttu. Tarih:1621

    12- II.Mahmut, tahttan indirilen kardeşi Sultan IV.Mustafa’yı boğdurttu. Tarih:1808

    Biliyorsunuz ki Peygamberimiz 'Kim suçsuz bir kişiyi öldürürse o tüm insanları öldürmüş gibidir,kim de bir insanı kurtarırsa insanlığı kurtarmıştır'diyerek Yaşama hakkının insan haklarından en önemlisi olduğunu söylemiştir.
    Şimdi insaf ve akılla düşünün kundaktaki yavruları ve daha akil baliği olmamış çocukları dahi taht için,güya devletin selameti için öldürebilen insanların ilahi hükmü nedir?
    Bunların cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerden ne farkı vardır? Böyle insanlar bırakın önder olmayı ,islami önderler kabul edilebilir mi?
    Bu anlattıklarımız osmanlının aile cinayetleridir.Osmanlının işlediği toplu cinayetleri anlatmaya kalksak sanırım yerimiz kalmazdı.Böyle bir saltanatı islami kabul edipte özleyenlere ne buyrulur ki?
    Allah akıl fikir versin!

    BAZI NÜKTELER
    1) 2.Bayezit ;Yavuz Selime tahtı kaybedince dimetoka'ya gitmek istediğini söylüyor ve yolda aniden ölüyor.Oğlu onu zehirleterek bir tehlikeyi daha bertaraf etmiş oluyor!

    2) Fatih sultan mehmet diye bilinen ve hakkında peygamberden hadis bile uydurulan 2.Mehmet Doğu Roma imparatoru olmayı düşünüyordu.Bunu bilen dönemin papası; Fatih Sulta'a mektup yazarak onu hiristiyanlığa davet ediyor.Diyorki: Ey Fatih amacının doğu roma imparatoru olmak olduğunu biliyorum.Ve bu amacına kan dökmeden ulaşabilmen mümkün.Yapacağın tek şey hiristiyan ol.Bu durumda hepimiz senin imparatorluğunu kabul edeceğiz.'
    Fatih sultan mehmet bunun üzerine hiristiyan alimlerden ders almaya başlıyor ve italyaya sefere çıkıyor, Ancak bu sefer sırasındayken yolda aniden ölüyor.Fatih'i zehirleyenler onun ölümünü bir müddet halktan gizliyorlar ve cesedini saraya getirip,iç organlarını çıkararak kokmasını önleyip zaman kazanmaya çalışıyorlar.

    3) Kanuni Sultan Süleyman adıyla anılan padişah ve halife! oğlu şeyhzade mustafayı çadırına davet edip gözleri önünde cellatlarına yağlı organla boğdurabiliyor.Yağlı organ kullanıyor çünkü şeyhzade kanı dökmek yasak!

    4) 2. Mahmut adıyla bilinen padişah'a halk GAVUR lakabını uygun görüyor ama osmanlı resmi tarihçilerine göre bu padişahta halife !Yani Gavur Halife !

    5) Ya Deli İbrahim'e ne demeli? Adam hem deli ve hemde halife !Yani adam öldürse cezası ve sorumluluğu bile yok,Ama bizim osmanlı resmi tarihçilerine göre o da Halife yani İslamın önderi ?

    6) 4.Murat'a ne demeli kendisi alkolik olduğu halde yüzlerce insanı içki içtikleri için idam ettiriyordu!

    7) Yavuz Selim için bir avrupalı seyyah diyorki: O kadar çok içiyordu ki yüzü şarap gibi kıpkırmızıydı !

    Peki Bu padişah halifelerin çoğunun içtiği,namaz kılmadığı ve hiçbirininde hacca gitmediği belliyken bunlardan İslama ve insana ne hayır gelirdi ki?

    Osmanlı yönetiminin insana ve haklarına ne derece önem verdiğini örneklerle anlatmaya devam edeceğiz.

    PADİŞAH ANALARI
    > 2.Padişah Orhan gazi’nin 4 eşinden 3 tanesi yabancı idi.Hatta bunlardan biri müslümanlığa geçmemiştir.
    > 3. padişah Hüdavendigar Murat Bizans tekfurunun kızı Horofira dan dünyaya gelmiştir.Horofira’nın babasını Osman gazi öldürmüştür.Horofira bu ölümden kaynaklanan acıyı unutmuşmudur? Dersiniz.Orhan gazinin diğer eşlerinden Theodora dinini değiştirmemiş,hiristiyan kalmıştır.
    > Murat hüdavendigarın 5 eşinden 3’ü yabancıdır.Bulgar Marya,Bulgar tamara ve bir bulgar beyinin kızı....
    > Yıldırım Bayezid’in hanımlarından üç’üde yabancıdır.Sırp,Marya,Sırp Despina,Bulgar olga....
    > 2.Murat’ın eşlerinden üç’üde yabancıdır.Sırp bronkoviç’in kızı fatih’in annesi despina,,fransız Bazory ve italyan Stella....
    > Fatih’in sayıları 12 olduğu söylenen eşlerinden yabancı olanların adları:Rum zağonos paşanın kızı hatice sultan,Bizans asıllı Gülşah hatun,Fransız akide hatun,Moralı Helen,Bizanslı iren,Maria,tamara,Rum Anna,fransız yada venedikli Çiçek hatun......
    > Yavuz selim’in iki eşide yabancıdır.Polonya yanudisi Helga ve sırp Aleksandra....
    > Kanuni Süleyman’In eşlerinden üçüde yabancıdır.Rus roksalan(Hürrem sultan)Polonyalı anna,pargalı rozalina.....
    > 5 eşi 130 civarında cariyesi olan ve 112 çocuğu olan 3. Murat’ın yabancı eşleri:Venedikli bafo,Macar Ninuşka,Rus olga,Polonyalı Mona......
    > 3.Mehmet’in eşleri:Yunan helen,İspanyol Sinderella violetta,abaza kızı Valide sultan....
    > 1.Ahmet’in 3 eşinden ikisi yabancı:Sırp evdoksia,Rum anastasia.....
    > Deli İbrahim’in yabancı eşleri:Rus nadya,Sırp Katrin,polonyalı Eva......
    > 4.Mehmet’in eşleri:Rum evemia,Korsikalı Bella,Romanyalı Cesika,Ermeni,flora,Rum helen.........
    > 2.Ahmet’in eşleri: Rum Yeremia,Moralı Diyana.......
    > 2.Mustafa’nın eşleri:Rus vera,sırp Mari,Rum aleksandra...
    > 3.Ahmet’in eşleri:Margeret,İsabel,Luiz,Janet,İda,Şarlot,Suzan ,elizabet.....
    > 1.Mahmut’un eşleri:Fransız julien,sicilyalı lili,macar Maggi,Rus Olga,Romen rami,rum ve bulgar kızları......
    > 3.Osman’ın yabancı eşleri:Sicilyalı Olivya,Sırplı Olga.......
    > 3.Mustafa’nın eşleri:Cenevizli Agnes,Korsikalı Elsa,Köstenceli Emily,Gürcü Bijnav,Polonyalı Mona....
    > 1.Abdülhamit’in 15 eşinden yabancı olanlar:Fransız Rivery,Bulgar Sonya,Macar Melina,Rus aleksiyevna,Rum meri,ukraynalı Rudi,Cenovalı Afro,Venedikli helen,sırp marya....
    > 3.Selim’in 14 eşinden yabancı olanları:Patrica,Linda,berti,Alis,liza,Roza,anna,m agdelena....
    > 4.Mustafa’nın yabancı eşleri:Flora,adela,sofi,glorya......2.Mahmut’un yabancı eşleri:Rus yahudisi suzi,Roman Besime,Ermeni maryam,Mısırlı fatıma,tunuslu hoşyar,Acem kerime,hırvat margarita,rum nora,rus olga,Cenovalı Rozi, Yunan nina,Bulgar Ester,Gürcü flora,Arnavut sofi,Romen Magda,Yahudi suzan,sırp zona........
    > 1.Abdülmecid’in yabancı eşleri:Fransız Vilma,Ermeni virjin,Rum karolin....
    > Abdülaziz’in yabancı eşleri:Kamelya,Asporçe,Anna,Adela,alis......
    > 5.Murat’In yabancı 5.Murat’ın yabancı eşleri:Karmen, Marone, Clarissa, Sylevestre, lili, Shinedier, Hanna, Katyona.....
    > 2.Abdülhamit’in yabancı eşleri:Lucien, sylvia, iliana, helga, etiene, mariçe, zarah, sevilla,l ester, rosanna, ruth, meri, Elisa........



    Kimin kimden doğduğuna gelince :


    > 1.Murat’In annesi Bizanslı Horofira yani Nilüfer hatun.....
    > Yıldırım Bayezid’in annesi Bulgar Marya yani Gülçiçek hatun.....
    > Çelebi Mehmet’in annesi Bulgar Olga hatun...
    > 2.Murat’ın annesi Veronika,
    > Fatih sultan’ın annesi Sırp Despina yani Hüma hatun,
    > 2.Bayezid’in annesi Kornelya ,
    > Yavuz Selim’in annesi; ayşe takma adlı pontuslu bir rum.
    > Kanuninin annesi;Polonya yahudisi Helga yani hafza hatun,
    > Sarı yada sarhoş Selim adlı padişah’In annesi Yahudi kızı Roksalan yaniHürrem sultan;
    > 3.Murat ‘ın annesi Yahudi Raşel yani Nurbanu sultan,
    > 3.Mehmet’in annesiVenedikli Bafo yani Safiye sultan;
    > 1.Ahmet’in annesiYunan helen yani Handan sultan;
    > Genç Osman’ın annesi;Sırp Evdoksiya yani Mahfiruz sultan,
    > 4.Murat’ın annesi;Sırp Anastasya yani Mahpeyker sultan,
    > 4. Mehmet’in annesi; Rus Nadya yani Turhan sultan,
    > 2.Süleyman’ın annesi Sırp katrin yani Dilaşüb hatun,
    > 2.Ahmet’in annesi Polonya yahudisi Eva yani Hatice sultan,
    > 2.Mustafa’nın annesi;Rum Evemia yani Emetullah sultan,
    > 3.Ahmet’in annesi ;2.Mustafa ile aynı anneden,
    > 1.Mahmut’un annesi;Aleksandra yani Saliha sultan,
    > 3.Osman’ın annesi;Sırp Mari yani Şehsüvar sultan,
    > 3.Mustafa’nın annesi;Fransız Janet yani Mihrişah sultan,
    > 1.Abdülhamit’in annesi;Fransız İda yaniŞermi sultan
    > 3.Selim’in annesi;Cenevizli Agnes yani Mihrişah sultan,
    > 4.Mustafa’nın annesi;Bulgar Sonya yani Sineperver sultan,
    > 2.Mahmut’un annesi;Fransız Rivery yani Nakşidil sultan,
    > 1.Abdülmecit’in annesi;Rus yahudisi Suzi yani bezmi alem valide sultan,
    > Abdülaziz’in annesi Roman Besime yani Pertevniyal sultan,
    > 5.Murat’In annesi Fransız Vilma yani Şevkefza sultan,
    > 2.Abdülhamit’in annesi;Ermeni Virjin yani Tirimüjgan sultan,
    > Mehmet Reşat’ın annesi;Arnavut sofi yani Gülcemal sultan
    > Mehmet Vahdettin’in annesi Çerkes Henriet yani Gülistan sultan

    Bu anaların içinde herşeye rağmen Orhan gazinin eşi Theodora ile Fatih’in annesi Mara despina dinlerini değiştirmemişlerdir.Yanlış anlaşılmasın biz kimseyi annesinden yada babasından dolayı suçlamıyoruz,zira hepimiz biliyoruz ki anne ve babalarımızı bizler seçmiyoruz.Söylemek istediğimiz Osmanlı saltanatını yada padişahlarını
    İslami göstermeye çalışanların bu noktada daha titiz yada özenli düşünmeleridir.Küçük yaşlardan itibaren annelerinin dizlerinin dibinden ayrılmayan ve ilk terbiyelerini annelerinden alan bu padişahların anneleri çoğunlukla zoraki hediyeler olarak padişahlara eş olarak sunulmuşlardır.Bu annelerin bu durumlarını bilmeleri ve çocuklarını kendi inandıkları
    terbiye altında yetiştirmelerinden daha doğal ne olabilir ki?Bir insanın adını değiştirmek ve onu şeklen müslüman yapmak yeterlimidir?Dikkat edilirse Osmanlı tarihinde hiçbir padişah annesinin islami kimliği yada verimliliğinin olmadığı görülecektir.Hiçbir anne islami bir ışık olarak tarihte yer almamıştır.İslami denilen bir saltanat ve halife denilen
    padişahlar için bu bir çarpıklık değilmidir?Olayı islami boyutu dışında incelemeye tabi tutarsak ve akıl ve mantık ölçülerinde olaya yaklaşırsak osmanlı saltanatındaki acımasız katliamlarında kaynağını bulmuş oluruz.Bilim kanıtlamıştır ki :Genlerde bir şeyler taşınıyor.Anneleri Müslüman olmayan ve dolayısıyla da babalarının da müslümanlığı bu çerçevede düşünülmesi gereken osmanlı padişahlarından İslami tavırlar beklemek mümkün müdür?Osmanlı hayranlığından ve dolayısıyla da osmanlı’nın mikrop düşüncelerinden kurtulamayışımızın sebebini iyi düşünmek gerekir,Belki de bu yüzden halen insana yakışan sistemi kuramadık...

    İLK OSMANLI HALİFESİ HAŞMETLÜ, DEVLETLÜ, LİYAKATLÜ, VELİYYİ NİMETİMİZ, PADİŞAHIMIZ, EFENDİMİZ, CENNET MEKAN YAVUZ SULTAN SELİM HAN HAZRETLERİNİN OL MÜBAREK VE MUAZZEZ MAKAMA GEÇİŞİNİN KISA HİKAYESİDİR. DİNİ BÜTÜN HER MÜ’MİN TARAFINDAN OKUNA, ZİNHAR GAFLET OLUNMAYA.

    Padişahımız efendimiz 2. Beyazıt hanın evladı mükerremleri, şehzade Ahmed, Korkut ve Selim henüz haşmetlü pederleri berhayat iken, her ne hikmetdir bilinmez, aralarında korkunç bir saltanat mücadelesine girişirler. Ahmet, diğerlerinin en büyüğüdür, bununla kalmayıp, ayrıca pederi muhteremleri ve diğer devlet erkanı, vezir u vüzeranın desteklerini celp etmiş durumdaydı.(Hoş, padişah efendimizin devletinde haşmetlünün hilafına düşünmek kimin haddineydi)

    Şehzade Korkut, önce Antalya’ya, daha sonra Manisa’ya tayin edilmişlerse de, gerek pederleri, ve gerekse devlet ileri gelenleri indinde, padişah naibi veliyi ahd olarak tasvip edilmediklerinden, kendisine destek aramak amacıyla, Mısır memlüküne gider.

    En küçük şehzade 1. Selime gelince, Selim, yaratılış icabı sert ve hırçın bir tabiata sahipti. (Halkın tabiriyle huysuz.) Tahta geçmek amacıyla, harekete geçerek ilk etapta sadaret merkezine yakın olan bir yere, Kefe’ye tayinini çıkarttırır. Bir müddet sonra Trabzon’a dönmesi hususunda babası emir vermişse de, bu emri tanımaz. Emre karşı gelen kişi, sıradan fani olsaydı kellesini gövdesinden ayırmak padişah efendimiz için işten bile değildi. Lakin ne var ki işin içinde ,valide sultanla kendi sulbünden gelme bir şehzade söz konusuydu. Verilen emir şehzade Selim tarafından reddedilince, bu sefer kendisine öğüt vermesi için ulema-dan Nurettin Sarıkürz gönderilir, ancak bu taktikte işe yaramaz. Ulema hazretlerinin tavsiyelerine de pabuç bırakmayan Selim’e, bu kez Menteşe sancağı teklif edilir, Selim bu teklifi de kabul etmeye yanaşmayarak Rumeli sancağını ister, ne var ki bu isteği devleti Ali Osman da meriyyette bulunan kanunlara aykırıdır.

    Selim, kayınpederi Mengli Giray’dan aldığı kuvvetle, Kili’ye gelir. Amacının babasına isyan olmayıp saygısını ve gücünü göstermek olduğunu söylerse de, ağabeyinin hükümdarlığından yana olan devlet adamlarının hile ve engellemeleri yüzünden pederi ile görüşemez. Ancak kanuna aykırıda olsa yinede arzu ettiği Trakya bölgesinden Semendre sancağı, Alacahisar ve İzvornik kendisine verilir. Şehzade Selim’in Trakya sancağını istemesi sadece bir bahanedir, o Trakya bölgesini değil bütünüyle hükümdarlığın kendisini istemektedir. Padişah babası sağlığında hiçbir oğluna veliahtlık vermeyeceğine dair söz vermişse de bu sözünde durmayıp büyük oğlu Ahmed’i yerinde görmek istemektedir. Selim, bahane olarak ileri sürdüğü ve kanunsuzda olsa babasının vermeye razı olduğu Trakya sancağına gitmez, etrafına topladığı kırk bin kişilik bir kuvvetle Çorlu yakınlarına gelir. (Cennet mekan Yavuz Sultan Selim efendimizin, babalarına karşı giriştiği saltanat savaşını, sonunda velev ki kaybetmiş olsaydı, tarihler kendisinden Celali veya Kabakcı isyanı gibi, her hangi bir isyan olarak bahsedecek, asi, baği, haddini bilmez bir isyankar diyeceklerdi. Mademki mücadelesinin sonunu zaferle noktaladı, o halde asi ve mücrim damgasını yemekten kurtulup baş tacımız, efendimiz, halife’i ruy-i zemin payesiyle taltif edilmiştir. Kuvvet kimde hak onda.)

    Babasının emrindeki kuvvetlerle yaptığı ilk savaşta başarılı olamaz, Rumeli'deki taraftarlarının da yardımıyla Kırım hanının yanına çekilir. Selim’in bu yenilgisiyle Ahmed’in padişahlığı kesinleşmiş gibi gözükmektedir, bunu fırsat bilen şehzadeler Ahmed ve Korkut vakit kaybetmeden İstanbul’a gelirler, gelirler ama çok geçmeden Yeniçeri ocağının Selim’in tarafını tuttuğunu görerek, Korkut Yeniçeri ocağına sığınırken, Ahmed Konya’ya avdet eder. Bu hadiseden yeniden cesaretlenen Selim, emrindeki kuvvetlerle İstanbul’a Payitahta girer, aralarında kardeşi Turgut’unda bulunduğu bazı devlet adamlarınca karşılanır.(Öyle ya, dalkavuklar haklıdan yana değil, güçlüden yana yavaş yavaş kaymaya başlamışlardır bile.)

    Pabucunun dama atıldığını fark eden padişahımız efendimiz 1. Beyazıt’ın oğlu ile görüşme çabaları sonuçsuz kalır. O artık gücünü ve saltanatını elinden kaçırdığı için hak iken batıl olmuştur. Gözü açık ve ileri görüşlü devlet dalkavukları, şimdi haşmetlü Selim hanı tahta oturtmuşlardır bile, bayatlayan ve miladı dolan bir zamanların astığı astık, kestiği kestik azametli padişahı 1. Beyazıt Dimatoka’ya sürgün edilir, sürgün esnasında henüz yolda iken, Hak Teala'nın hikmetine bakın ki, o güne kadar semtine selam vermeyen ecel onu yolda yakalayarak hakkın rahmetine kavuşturuverir. Şimdi yeni padişahımız Selim hazretleridir, Padişahım sen çok yaşa.

    Yavuz Sultan Selim efendimizin ilk yılı kardeşlerini ve yeğenlerini ortadan kaldırmakla geçer. (Siz yine de mübarek hakkında zalim veya katil gibi bir düşünceye sakın ola ki kapılmayasınız, boyunuzca günaha girersiniz de haberiniz bile olmaz! Yerimi alır endişesiyle kardeşleri yada yeğenlerini boğazlatmışsa, bir sebebi hikmeti vardır elbet. Ya fitneyi ortadan kaldırıyordur, yada devleti Ali Osman’ın selametini düşünüyordur!)

    Şehzade Ahmed, İran Safevi devletinden yardım ister. (Selim efendimizin İran devletine olan gıcığı sadece mezhep ayrılığı olmayıp, aynı zamanda muhalifi olan Ahmed’e destek hususunda yüz vermiş olmasından kaynaklanmaktaydı. Selim önce Bursa üzerine yürüdü, Amasya’ya çekilen ağabeyi Ahmed’in görüşme teklifini kabul etmedi, ani bir baskınla onu ele geçirip yok etmek niyetindeydi, şimdilik bundan netice alamadıysa da Ahmed’in tarafına meyilli olan Koca Mustafa paşayı idam ettirir. Diğer kardeşi Korkut’ada kendi mahiyetindeki devlet adamlarının ağzından sahte mektuplar yazdırarak hükümdarlık için kışkırtır, daha hala gönlünde saltanat sevdasının yattığını anlayınca da onu ortadan kaldırmak için Saruhan üzerine yürür, Antalya’ya çekilen Korkut yakalanarak sorgusuz sualsiz derhal boğdurulur. Sıra Ahmed’e gelmiştir, oda, onun oğlu da, diğerlerinin oğlu da ortadan kalkmalı ki veliyinimet efendimiz huzura kavuşabilsin. Korkut'a yazılan hileli mektuplardan ona da yazılır, yem olarak kullanılan mektuplara takılıp Bursa civarına doğru yanaşınca da ani bir manevra ile karşısına dikilinir, Ahmed için savaş kaçınılmaz olmuştur, savaşır yenilir, yakalanır hesap kitap sorulmadan, Allah yarattı denmez boğdurulur. Cennet mekan mübarek oğlu Süleyman’dan başka yerine göz dikmesi muhtemel hanedanın bütün erkeklerini öldürtür, sadece şehzade Ahmed’in oğlu Kasım muhteşem amucalarının hışmından kurtulup Mısır mülküne sığınır, zaten daha önce de Kasım’ın babası Ahmed destek sağlamak için aynı devlete baş vurmamış mıydı?! Mısır Memlük devletine azim bir sefer ilan edilmeli, densüzün haddi bildirilmeliydi. (Bu savaşın sonunda mukaddes emanetler Hicaz'dan İstanbul’a taşınmış ve böylece haşmetlü Osmanlı padişahlarının ilk halifesi sayılmıştı, mühür kimde Süleyman odur.)

    Ali Osman’a bağlı ve sadık kapıkulu ulemasından alınan fetva ile Anadolu da yıllardır kendi topraklarında sessiz sedasız yaşayıp giden sivil Şii-Alevi halka cihat açılmış, kısa zamanda kırkbin kişinin boynu vurulmuştur. Efendi hazretlerinin bu hareketine bir anlam veremeyen tebea’yada biz bunları katletmemiş olsaydık zinhar bu gafiller bizim aleyhimizde ayaklanacaklardı denmiştir. Padişah Yavuz Sultan Selim efendimiz çok sevdiği ve uğrunda gözünü bile kırpmadan pederi muhteremi ile öz kardeşlerini boğazlatmaktan çekinmediği saltanatı için, kardeşleri, yeğenleri ve diğer hanedandan başka, ayrıca Hemdem paşa, Dukaki zade Ahmet paşa, Tacizade Çelebi, İskender paşa ve Koca Mustafa paşa gibi zevatıda idam ettirmiştir.

    Uzun olmayan zamanı devletinde yaptığı savaşlar şunlardır:

    1- Göksu savaşı : Müslüman Dul kadir devletiyle.2- Çaldıran savaşı : Müslüman İran devletiyle.

    3- Mercidabık savaşı : Müslüman Memlük devletiyle. 4- Ridaniye savaşı : Müslüman Memlük devletiyle.

    Takdiri Hüda küffar ile yaptığı her hangi bir savaşı tarih henüz kaydetmemiştir...

    OSMANLI PADİŞAHLARI

    ( 1299-1922 , 623 Yıl )

    Osmanlı Padişahlarının isimleri: Orhan 1 Adet, İbrahim 1 Adet, Abdülmecid 1 Adet, Abdülaziz 1 Adet, Beyazıt 2 Adet, Süleyman 2 Adet, Mahmut 2 Adet, Osman 3 Adet, Selim 3 Adet, Ahmet 3 Adet, Mustafa 4 Adet, Murat 5 Adet, Mehmet 6 Adettir.

    Toplam padişah adedi: 36 Bazılarının tahta iki kez çıkmasıyla : 38, Bazı kaynaklarca 2. Beyazıt’ın oğullarından Süleyman ve Musa çelebiler padişahlıklarını ilan ettiklerinden padişah sayısı 38 kabul edilir. İkişer kez tahta çıkanlar: 2. Murat (Fatih Sultan Mehmet), 1. Mustafa. İlk sekiz padişah halifelik sıfatını taşımaz. Yirmi sekizi hem padişah hem halife, son halife Abdulmecid ise sadece halifedir. İlk on dört padişah baba-dan oğula (evladiye) kuralı ile, kalan yirmi iki padişah ise hanedanın en yaşlı üyesi (Ekberi erşad ) kuralı ile tahta geçmişlerdir. İlk altı padişahın kabirleri Bursa’da, diğer padişahların ki İstanbul’dadır. 4. Mehmet’in (Vahdetdin) mezarı Şam’da, son halife Abdulmecid’inki Medine’dir. En uzun yaşayan Orhan Gazi 78 yaş, en kısa yaşayan 2. Osman (Genç Osman) 18 yaş. En yaşlı tahta çıkan 5. Mehmet 65 yaşında, en genç tahta çıkan 4. Mehmet 7 yaşında. On altı defa tahttan indirme vuku bulmuştur, on beşi bir kez, 1. Mustafa iki kez. Saltanatta en uzun kalan Kanuni Sultan Süleyman’dır, 45 yıl, 11 ay, 7 gün. En kısa kalan 4. Murat 93 gün. On padişah ordusu ile birlikte savaşa katıldı, beş padişah sefere çıktı, diğer yirmi bir padişah hiç savaş alanı görmedi. Sekiz padişah savaşa katılmayıp yerlerinde oturdukları halde ulema fetvasıyla gazi unvanı aldılar. Bunlar: 1. Mahmut, 3. Mustafa, 1. Abdulhamid, 3. Selim, 2. Mahmut, 2. Abdulhamid, 5. Mehmet ve Abdulmecid’tir. Sekiz padişah tabii eceliyle ölmemiştir. 1. Murat savaşta, Fatih Sultan Mehmet zehirlenerek, 2. Beyazıt zehirlenerek, Genç Osman cellat ile, 3. Selim cellat ile, Abdülaziz intihar veya cinayet ile, İbrahim idamla, 4. Mustafa idamla. Ölümleri bir süre halktan gizli tutulanlar, 1. Mehmet 41 gün, 2. Murat 16 gün, Fatih 1 gün, Yavuz 9 gün, Kanuni 48 gün, 2. Selim 7 gün, 3. Murat 11 gün.

    En çok çocuğu olan padişah 3. Murat, kız erkek 135 adet.

    Şair padişahlar ve mahlasları: 2. Murat (Muradi), Fatih(Avni), 2. Beyazıt(Adli), Yavuz(Selimi), Kanuni (Muhibbi), 2. Selim(Selimi), 3. Murat (Muradi), 3.Mehmet(Adli), 1. Ahmet(Bahti), Genç Osman(Farisi), 4.Murat(Muradi), 2. Mustafa(İkbali), 3. Ahmet(Necibi), 1. Mahmut(Sekbati), 3. Mustafa(Cihangir), 3 Selim(İlhami), 2. Mahmut(Adli), 5. Mehmet(Reşadi).

    Lakabı olan padişahlar: Orhan (Gazi), Osman (Gazi), 1. Murat (Hüdavendigar), 1. Beyazıt (Yıldırım), 1.Meh-met (Çelebi), 2. Mehmet (Fatih), 2. Beyazıt(Veli), 1. Selim (Yavuz), 1. Süleyman (Kanuni-Muhteşem), 2. Selim (Sarı), 3. Mehmet (Eğri Fatihi), 1. Mustafa (Deli), 2. Osman (Genç), 5. Murat (Zalim-Bağdat Fatihi), İbrahim (Deli), 5. Mehmet (Avcı), 3. Selim (Halim), 2. Mehmet (Adil), 3.Abdulhamid (Kızıl), Abdulaziz (Pehlivan)

    http://img46.imageshack.us/img46/5686/hamenei.th.jpg

  • #2
    Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

    titiz,gerçek verilere dayandığından kuşkum yok.Bir alevi Türk olarak altı yüz yıl neden zülüm gördüğümüz belli.Alevi ismine sahip çıkmamız bile ne büyük mücadele.Caferi dostlarımız bilgi kıtlığımızıdan yakınmasınlar.İsmimizi bile okuyup yazmak yasaktı.Türkiyede Türk ve alevi kalmak dar ağaçlarından kaçmak dağlara sığınmak demekti.

    Yorum yap


    • #3
      Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

      [quote author=vatandaş link=topic=4135.msg59260#msg59260 date=1256935536]
      titiz,gerçek verilere dayandığından kuşkum yok.
      [/quote]Sanki Enver Hoca`nın Arnavutluğunun ders kitaplarından alınmış gibi.Yani hiç bilimsel, titiz verilere dayanmadığı belli.Size bu konuda çok daha bilimsel eserlerden araştırma yapmanızı tavsiye ederim.Erhan Afyoncunun eserleri çok daha uygundur.Yeditepe Yayınlarından bulabilirsiniz.

      Yorum yap


      • #4
        Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

        ilginç
        "SEN HER ZAMAN ZAYIF OLANDAN TARAFA OL, ÇÜNKÜ HAK ONUNLADIR" İmam Ali a.s.

        Yorum yap


        • #5
          Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

          Böyle yazılar eklerken kaynaklarıyla birlikte eklemenizi salık veririm.
          Ayrıca padişahların anneleri Türk kökenli değil diye etnik ayrımcılık yapılmış bu da hoş değil...
          Tamam Yavuz Sultan Selim zamanında alevilere haksızlık yapılmıştır ama bu tüm Osmanlıyı böyle kötülemenin gerekçesi olamaz... Neden sevmiyorsunuz Osmanlıyı kendi cümlelerinizle açıklar mısınız arkadaşlar?
          İNSANLAR UYKUDADIRLAR, ÖLDÜKLERİNDE UYANIRLAR!

          Yorum yap


          • #6
            Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

            Osmanlı emevi ve abbasilerden hiç de farklı bir yönetim değildir. İslami bir temele sahip değildir. 600 yıl hükmettiği yerlerde Ehlibeyt a.s.ın yolunu tanıtmak Ehlibeyt a.s.'ı tanıtmak için ne yapmıştır?... ve nasıl bir İslam'ı anlatmıştır, nasıl yaşamıştır?

            bildiğim kadarıyla hiç de hakiki İslam'ı değil.. iktidarlarına dokunmayan saltanat İslamını tanıtmışlardır...
            "SEN HER ZAMAN ZAYIF OLANDAN TARAFA OL, ÇÜNKÜ HAK ONUNLADIR" İmam Ali a.s.

            Yorum yap


            • #7
              Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

              [quote author=ehlibeytin_izinde link=topic=4135.msg62190#msg62190 date=1258738910]
              Osmanlı emevi ve abbasilerden hiç de farklı bir yönetim değildir. İslami bir temele sahip değildir. 600 yıl hükmettiği yerlerde Ehlibeyt a.s.ın yolunu tanıtmak Ehlibeyt a.s.'ı tanıtmak için ne yapmıştır?... ve nasıl bir İslam'ı anlatmıştır, nasıl yaşamıştır?

              bildiğim kadarıyla hiç de hakiki İslam'ı değil.. iktidarlarına dokunmayan saltanat İslamını tanıtmışlardır...
              [/quote]Osmanlıların zaten inandığı İslam Ehli Sünnetmiş.Zaten Şiiliğe inanmıyorlarmış ki Şiiliğin savunucusu olsun.Ama Ehli Beyte her zaman saygılı olmuşlardır.Örneğin Fas Sultanları H.z.Hasan nesli diye tahtlarına dokunmamışlar.Osmanlı olmasa Fas, Cezayir, Tunus, Libya kesin Katolik ve resmi dilleri İspanyolca olurdu.Hele Fas tamamen İspanya`nın bir eyaleti olurdu.Tıpkı Kanarya Adaları gibi.

              Yorum yap


              • #8
                Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                [quote author=segaleyn link=topic=4135.msg23848#msg23848 date=1241430560]
                Biliyorsunuz ki Peygamberimiz 'Kim suçsuz bir kişiyi öldürürse o tüm insanları öldürmüş gibidir,kim de bir insanı kurtarırsa insanlığı kurtarmıştır'diyerek Yaşama hakkının insan haklarından en önemlisi olduğunu söylemiştir.
                Şimdi insaf ve akılla düşünün kundaktaki yavruları ve daha akil baliği olmamış çocukları dahi taht için,güya devletin selameti için öldürebilen insanların ilahi hükmü nedir?
                Bunların cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerden ne farkı vardır? Böyle insanlar bırakın önder olmayı ,islami önderler kabul edilebilir mi?
                Bu anlattıklarımız osmanlının aile cinayetleridir.Osmanlının işlediği toplu cinayetleri anlatmaya kalksak sanırım yerimiz kalmazdı.Böyle bir saltanatı islami kabul edipte özleyenlere ne buyrulur ki?
                Allah akıl fikir versin!


                [/quote]

                bu anlatılanlar osmanlı aile cinayetleridir denilmiş...

                Şimdi insaf ve akılla düşünün kundaktaki yavruları ve daha akil baliği olmamış çocukları ,güya ırk selameti için öldürebilen PKK VE PKK'ya destek veren insanların ilahi hükmü nedir?

                ne fark var?



                paylaşım için teşekkür elinize sağlık....



                Yorum yap


                • #9
                  Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                  Allah c.c lanet etsin Osmanlı Devletine. biz Alevilere tam 500 sene zulümler yaptılar, yazılı kaynaklarımızı yaktılar, alimlerimizi şehit ettiler, köylerimize hertürlü sapık hocalar gönderdiler. bugün gidin çoğu Alevi köyü ıssız bucaksız yerlerdedir. Osmanlıya göre bizim suçumuz İmam Ali (a.s)'ın velayetini savunmamızdı, bu yüzden bize yapmadıklarını bırakmadılar. İnancımızı gizlerdik, ibadetlerimizi gizli yerlerde yapardık. İŞTE SÜNNİ KARDEŞLERİN O KADAR ÖVDÜĞÜ OSMANLININ HOŞGÖRÜSÜ.

                  Yorum yap


                  • #10
                    Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                    Gerçekler ve tarih en hakikatiyle ortada olsada resmi ve yalan olan tarihe inatla inanılıyor. Bunun yanında devşirme geleneği osmanlı padişahlarının aslen türk kanı taşımadıkları net olarakda biliniyor. Osmanlı padişahlarının bazılarına evliya sıfatı verilirken kurdukları haremler verdikleri katliam emirleri ve dengesiz şerri hükümler görmezden geliniyor. Osmanlı yönetimi emevi yönetimiyle aynıdır hatta daha hunharca bir yönetim vardı. Halk olma bilincinden yoksun halk tabanı yine inatla kendi safında değil kurulmuş baskı rejimlerinin yanında oluyorlar. Buldukları ideolojik temelse milliyetçiliktir (Milliyetçiliğe ideolojik bir taban denirse tabi) Osmanlı döneminden aklımdan kalan notlardan biride "Vakanüvis" adlı memurlardır bu memurlar gerçek tarihi değil sadece osmanlı padişahlarını sadrazamları övmek yaptıkları katliamı gizlemek iğrenç politikaları gizlemek için memur edilmiş tarih yazarlaydılar kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Vakan%C3%BCvis

                    Vakanüvisler sürekli devlet erkanı ve padişahın düzünün dibinde oturup yenilgileri zafer inanç ve iman bozukluklarını tersine göstermek yani tarihi tersyüz etmekle görevliydiler işte resmi tarih bu şekilde oluştu. Zaten osmanlı dönemindeki isyanların hemen hemen hepsinin "şeriat" talebiyle çıkmış olması osmanlı devlet yönetiminin islam şeriatiyle bir ilgisi olmadığının net ve en önemli delilidir..

                    Osmanlı padişahlarının taht kavgaları sırasında kardeşlerini abileri amcalarını kuzenlerini katl eden zihniyeti bozuk osmanlı tutkunları nedense osmanlılının yaptığı halk katliamlarını kabul etmiyorlar kardeşini bile kesmekten çekinmeyen bir zihniyet halkı katletmek noktasında vicdanını dinleyebilirmi.
                    Elbetteki tarihteki en kanlı katliamları malesef osmanlılar gerçekleştirmiştir ve akan kanda malesef müslüman kanıydı..

                    Gerçek tarih ise halk tabanından gelen yalansız yalın tarihtir türkülerle deyişlerle şiirlerle bile günümüze gelmiş birçok tarihi gerçek vardır.

                    Bu anlamda benim bu tarihi gerçekten anladığım ise osmanlı padişahlarının sadece yabancı ve farklı bir dine mensup oaln anneden doğmaktan ziyade yabancı zeki ve fiziksel özellikleri olan çocukları devşirerek devlet yönetimine getirmek süretiyle devam ettirilen bir saltanattı. devşirme için kaynak http://tr.wikipedia.org/wiki/Dev%C5%9Firme

                    Bunların haricinde akla ve vicdana sığmayacak sayısız katliama ve soykırıma imza atmışlardır bunmlardan en hunharcası hala övünülerek anlatılan fatihin binlerce hurufiyi ateşe atarak diri diri yakmasıdır..

                    Dünya hemen hemen her milletin zaman zaman ele geçirip uzun yıllar hakimiyet kurdukları bir mekan olmuştur cengiz han büyük iskender roma imaparatorluğu vs vs.. Osmanlının ele geçirdiği çoğu bozkır ve boş arazilerin fethinin yüzölçümü verilerek abartılması tamamen insanların milliyetçi duygularını kabartarak körleştirmektir.. Fakat osmanlıdaki çarpıklığın tarih masallarıyla örtülmesi mümkün değildir..

                    Ben böyle düşünüyorum.
                    [b]ONUNCU KÖYÜ ARIYORUM

                    Yorum yap


                    • #11
                      Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                      Bu kadar yazı var birinizde kalkıp kanıtlayın bunu karnağını gösterin. Laf olsun diye kalkıp gelişi güzel bir site linki istemiyorum güvenilir bir kaynak istiyorum.

                      Yorum yap


                      • #12
                        Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                        Osmanlıyı kıble yapıp Şia ve İran düşmanlığı yapanları ve Osmanlının olumlu yönlerini hiç görmemeyi merkez edinenleri bir tarafa bırakarak, objektif biçimde Osmanlının iyi ve kötü yönlerinin birlikte değerlendirerek bu gün Osmanlının hangi yönlerinden istifade edilebileceği konusuna yoğunlaşmak daha hayırlı olacaktır.

                        Evet Osmanlı islam dünyasına yönelik bir çok yanlışa imza atmıştır. Ama bununla birlikte, batı emperyalizmini 600 yıl pres altında tutmuş, emperyalistlerin burnunu yere sürtmüş, İslamın sancağını onlara çiğnetmemiştir.

                        Hatalarını yok saymamak kaydıyla, emperyalizme karşı İslamı savunma olgusunu unutmamak gerekmektedir.

                        Osmanlı zamanında müslümanlar aziz, kafirler zelil idi. Ama şimdi öyle mi?

                        Osmanlı avrupanın efendisi idi, ama bu gün türkiye avrupanın kölesi durumundadır. Hiç bir marifeti olmasa bile, Osmanlılar o günahkar halleri ile, İslamı ve İslam toplumunu emperyalist hristiyanlara karşı onurlu ve başı dik tutmuştur.

                        Türkiyenin durumu ise herkesin gözü önünde, bilindiği gibi içler acısı.

                        Osmanlının bu rolünü işte İslami İran devralmış, islam ümmetini dünya nezdinde onure etmiştir. Ve bu bu durum İslam İnkılabının cihan hakimiyetine kadar yükselerek devam edecek, Osmanlının rolünü bile aşacaktır.

                        İmam Humeyni Osmanlının emperyalizme karşı direniş yönüne dikkat çekmiştir. (İslamda Devlet adlı kitabında)
                        Beşşar Esad bir İslam Kahramanıdır.
                        Suriye İmtihanında İran İslam Cumhuriyetinin yanında yer almayanlar amerikan Emperyalizmi ve İsrail Siyonizminin yanındadırlar. Ve İslamın karşısındadırlar.

                        Yorum yap


                        • #13
                          Keşf-i Kadîm

                          Kadim olanı keşfetmek, yeni olanı ortaya koymaktan belki daha güç ve fakat hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki çok daha asil bir çabadır.

                          Tarih, bu güne değin, kadim olanı keşfetmek için çaba sarfetmeyen hiçbir toplumun yeni bir şey ortaya koyabildiğine tanıklık etmedi.

                          İşte zaten bu bu yüzden bu toprakların çocuklarının öncelikli görevi vaz’ı cedid değil, keşf-i kadimdir.

                          Dücane Cündioğlu

                          http://www.etkilesimyayinlari.com/ki...=9789752694729
                          HER GÜN AŞURA
                          HER YER KERBELA

                          Yorum yap


                          • #14
                            Ynt: Osmanlı'nın Gerçek Yüzü

                            Hocam bununla konuya nasıl baktığınızın bağlantısını kuramadım? Yani Osmanlı bizim tarihimiz. iyisiyle kötüsüyle. bunu mu kastediyorsunuz yani? Yani iyisiyle kötüsüyle doğru okumalı ve doğru tarihi değerlendirme yapmalı objektif bakış açısıyla Osmanlı tarihini değerlendirmeliyiz mi diyorsunuz?
                            "SEN HER ZAMAN ZAYIF OLANDAN TARAFA OL, ÇÜNKÜ HAK ONUNLADIR" İmam Ali a.s.

                            Yorum yap


                            • #15
                              Anakronizm

                              Üstadım, tarihi olayları değerlendirirken anakronizme düşmek en sık yapılan hatadır. Böyle "gerçek yüzü" başlığıyla saray dedikodularını foruma taşımanın anlamı yok. Başka biri de kalkar Safevilerin gerçek yüzü der ve bir şeyler yazar. Siyaset (menfaat) böler sadece. Tarihteki bir toplumu çağdaşı toplumlar ile karşılaştırabilirsiniz ama bugünden (sonuçtan) yola çıkarak sövmeye başlarsanız, muarızlarınız da sizde sövecek bir şeyler bulurlar. Ve bu böyle sürer gider...
                              HER GÜN AŞURA
                              HER YER KERBELA

                              Yorum yap

                              Hazirlaniyor...
                              X
                              UA-144742133-1