Velayet.Online'a

Hemen üye olabilirsiniz.

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

KURAN OKURKEN.

Collapse
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
new posts

  • KURAN OKURKEN.

    Ben bir konuda düşünüp duruyorum .
    Dedem çok güzel kuran okuyan,sine söyleyen biridir.Babası karsta ahundluk yapmış.Dinine aşırı bağlı zeki biriydi.Ansızın kansere yenik düştü ve 2003 senesinde aramızdan ayrılarak Hakka yolculuk yaptı.Takdiri ilahi. Zamanında gel kuran öğreteyim demişti ehline.Ama bizler fani dünya işlerini bahane ederek geçiştirmişdik. Gel gelelim kuran bilmeyişimiz vefat ettiği gün başımıza dank etti.Gelen elinde kuran ilk yaptıkları şey kuran okumak.
    Nasıl burnum sızlamıştı,vicdanen rahatsız olmuştum anlatamam.
    İnat ettim hemen kuran öğrenmeliyim dedim sunni komşumuz vardı.ALLAH bin kez razı olsun evlatlarını bağışlasın. İlk söylediğim andan itibaren hayır demedi çok mutlu oldu.Hergün evine giderdim 2 saatini ayırırdı.Çocuklarıyla ilgilenmez benle ilgilenirdi.Nihayet 1 ay gibi kısa bir sürede kuranı öğrendim.Kurana ilk başladığımda komsumuzun ayaklarına sarılmıştım.
    Elhamdulillah her perşembe anne,baba tarafımdan tüm ölenlere yasin okuyorum,errahman okuyorum . 2 tane hatimim var.
    Yanlışlarım yokmu var.ALLAH affetsin.

    Sizlere sorum şu aydınlatırsanız sevinirim.Sunni ve şii kuran okuyuşu arasında fark varmış.Harflerde gaydada. Bize gelen ahund öyle demişti.Babamın yengesiyle bazen kavga ediyoruz bana diyorki senin kuran okuyuşun yanlış günaha giriyorsun felan.
    Acaba şiiden mi öğrenseydim ? Yada nasıl düzelteyim ?
    Bir de bana kuran öğreten hocamın anne ve babasına da okuyorum.ALLAH kabul ederse inşallah.Kuran sonunda özellikle yasinden sonra biz tavsirma diyoruz 1 sayfa dua var.Dedem rahmetli bana armağan etmişti.İlerde birgün kuran öğrenirsense yasin okursan bunu oku adı tavsirma diye..
    Ben şimdi onlar sunni ya tavsirmayı okuyayım mı yoksa sadece yasin kitaplarında dua var onumu okuyayım. Bana günaha giriyorsun diyorlar.Oysa bence kuran kuran kelam kelam ne alaka ? Yardımlarınız ve engin tecrubelerinizi paylaşmanız ricasıyla.ÇOK ZOR DURUMDAYIM.
    Selam Olsun Korkmadan Ben De Varım Diyebilenlere!!

  • #2
    Ynt: KURAN OKURKEN.

    hayır şii ile sünni Kur'an okuyuşu arasında fark yok. ancak şii olsun sünni olsun düzgün okumuyorsa diğerini yanlış görebilir.

    1- ben sünni iken öğrendim hala aynı şekilde okuyorum, Rehber ile benim okumam arasında hiç bir fark yok. Mikail görel de bu işin uzmanı ve hiç farklı okumuyor.

    2- İranlı Kari'ler dünya Kur'an okuma yarışmasında derece elde ediyorlar. bu yarışlar çoğunluğun sünni olduğu hatta jürilerinin sünni olduğu yarışlar. eğer farklı olsa hiç derece alabilirler mi? hiç bir kari takiyye yapmıyor ki okurken. iran tv radyodaki okumalar aynı bizimki gibi. hatta sünni abdussamet mi yoksa iranlı kari mi okuyor hiç ayırt edilmez bazen..

    3- İmam Sadık a.s'a idi sanırım soruyorlar, Kur'an'ın dünya üzerinde farklı okunuşları (kıraat) var bunlardan hangisi doğru hangisiyle okuyalım? İmam cevaplıyor: en yaygın olan kıraatle okuyun. Çünkü Allah'ın koruduğu (Kur'an) kıraat(ı) budur. (hadisi yaklaşık anlamla hafızamdan rivayet ettim.)

    Yorum yap


    • #3
      Ynt: KURAN OKURKEN.

      ancak uzun süredir fırsatım olmadı size keşfettiğim ilginç bir şey anlatacağım:

      Kur'an'ın sayfa sayısı kaç?

      sünni kuranlar fatiha sayfası bir ali imran sayfası 2 innellezine sayfası bazılarında 2 bazılarında 4. sayfa olarak numaralandırılmıştır. halen de bu saçmalık sürmektedir. bundan dolayı yasin suresi sünni Kur'anların bazılarında 439 bazılarında 441dir.

      bu farklılık Kur'an'ın kutsal oluşu nedeniyle kusur kabul etmemi engelledi yıllarca. ancak ta ki şii (iran basımlı) Kur'an görene kadar.

      iran basımlı Kur'anda fatiha 1, ali imran başı 2, innellezine keferu sayfası 3. sayfa olarak numaralandırılmış. yani doğru bir sıralandırma.

      şimdi sıkı durun buradan çıkardığım sonuçlar:

      1- ilk (çıkan) ekol şiadır. şia baştan beri Peygamberin yolundan gidip Kur'an'ın doğru sıralamasını korumuştur. doğru sayfa numaralarına sadık kalmıştır.

      2- sünnilik sonradan ortaya çıktığında kendini şiadan farklı gösterme yoluna gitmek zorunda kalmıştır. bunun için şii Kur'an sıralaması gibi sayfa nosu koyamamıştır. üçüncü sayfaya üç dese şii gibi olacağından ya 4 ya 2 diye saçma sapan bir sıralama bidatı çıkarmıştır.

      3- sünnilik şiaya (hakikate) uymadığından yanlışa uymak zorunda kalmıştır. doğru tekdir. yanlışsa birden çok. bu yüzden sünniler sayfa sıralamasında birden fazla gruba ayrılmışlardır. en temel kitap Kur'an'ı açıklanamaz çelişkili sayfa numarasına tabi tutmuşlardır.

      4- sünnilik hakikati kaybettiğinden birbiriyle de ittifakı kaybedip ihtilafa düşmüşlerdir.

      Yorum yap


      • #4
        Ynt: KURAN OKURKEN.

        Allah razı olsun Selmancan. Ben bahsettiğin hadisi buldum.

        Salim b. Seleme şöyle diyor: Adamın biri İmam Cafer-i Sadık'ın (a.s.) huzurunda Kuran okuyor ve diğer insanların telaffuz etmediği bazı harfleri telafuz ediyordu. Bunun üzerine İmam Cafer-i Sadık (a.s.) şöyle buyurdu:

        Bu kıraati bırak; Ali Muhammed'in Kaim'i zuhur edinceye kadar Kuran'ı insanların okuduğu gibi oku. Kuleyni el Kafi c2, s633

        Ağa Murtaza Turabi burada diyor ki; Bu hadiste kıraatte bir takım ihtilafların olduğu ve nadir kıraatlerin bulunduğu konusuyla ilgili olarak İmam Sadık(a.s.) meşhur ve yaygın kıraatlere uyulması, nadir kıraatlerden kaçınılması gerektiğini, meşhur kıraatlerde hata olabileceğini, fakat bu ihtilafların Hz. Mehdi'nin (a.f.) zuhuruyla giderileceğini vurgulamaktadır.

        O halde şuan sünnilerin okuduğu gibi Selmancan'ın da uzun ve güzel açıklamalarıyla okumazda hiçbir sakınca yok.
        Namazı hafife alana biz Ehl-i Beyt'in şefaatı ulaşmayacak. İmam Cafer-i Sadık (a.s.)

        "Şiilerimiz halvetlerde/yalnız kaldıklarında Allah'ı çok zikredenlerdir." İmam Cafer-i Sadık (a.s.)

        Yorum yap


        • #5
          Ynt: KURAN OKURKEN.

          Sayın Selmancan birşey sormak istiyorum: şu bahsettiğiniz sayfa numarası tamamen sizin tahmininiz öyle değil mi? Öyleyse niye zannınız kesin doğruymus gibi kabul edip bu mesele de sünniler bidate düşmüş tür diyorsunuz. Bu basit bir şey değilmi basım la ilgili yani birle başlamış ikiyle başlamış ne önemi var? Hem siz bütün şii basımı kuran ları gördünüz mu? Belki şiiler in yayınlarında da vardır bu durum, hepsine bakmadan emin olamazsiniz. böyle basit meseleler de bile şii sünni ayırırsak vahdet nasıl olacak?

          Yorum yap


          • #6
            Ynt: KURAN OKURKEN.

            dogrudur mumkundur butun sii basimi kuranlari gormedim ama sunni basimlari icin eminim eger basit baski hatasi olaydi yillardir (ben 35 yildir takip ediyorum) ayni hata surmezdi. diyanetin mushaf kontrol birimi var onlar baski hatali kuranlara mudahale ediyor onay muhru vurmuyorlar. Sii basimlar hakkinda bilgisi olan aciklasin. sii tukce meal mecburen uyum icin sunni basimlar gibi. ama vahdet diye yanlisi gormeyecek miyiz?

            Yorum yap


            • #7
              Ynt: KURAN OKURKEN.

              Ben size yanlışı görmeyin demiyorum. Ancak siz kendi zannınızda ki yanlışları görüp gerçekmiş ve çok önemliymiş gibi burda yazmışsiniz. Mesela bir sünni kardeşimiz sizin bu yazdıklarınızı okusa kimbilir tepkisi ne olur, şahsen ben komik buldum bu mantığı, gerçi herkes mantık hatası yapabilir ama sizden bunu pek beklemezdim. Diyorsunuz ki sünniler hak olmadığı için kuran sayfalarında bile ihtilafa düşmüşlerdir, sırf şiilere benzememek için farklı yapmışlar... bunun böyle olup olmadığını kuranın basımını yapanlara sorun öyle mi değilmi diye? Kendi zanniniza hiç delil yokken çok güvenmişsiniz. Bu yanlış olarak bile değerlendirilecek bir şey değil bence yanlış olan ve önemli başka şeylere kafa yormak lazım,

              ayrıca ben bunun baskı hatası olduğunu söylememistim, hata olarak görülecek bir şey değil demek istemiştim

              Yorum yap


              • #8
                Ynt: KURAN OKURKEN.

                hocam bu aslında her şeyden kopuk bağımsız bir konu değil. ben genel olarak sünnilik ile şiiliği karşılaştırıp bu tabloya sık rastladığım için o çıkarımlarda bulundum. ihtilaf üretme amacında değilim. ancak uyarı görevimizi de yapmalıyız değil mi?

                ulaştığım çıkarımlar belli temel ekseni şu:

                şia hak ve onda doğru tek. bu da onların birlik olmasını sağlıyor.

                sünnilik hak değil bidat ve hurafe, sonradan çıkarılmış bidat. bu durumda sünnilikte doğru yitirilmiş oluyor. yerine yanlış konuyor ve yanlışta da vahdet mümkün değil. iki kere iki 4. bunun doğru tek, yanlış sonsuz cevabı olduğu gibi..

                mezhep konusuna bakalım. şia diyor mezhep yok yol tektir. dolayısıyla vahdet içinde kalıyor. ancak sünnilik diyor mezhep en az 4. bu da onların birlik olmasına engel oluyor.

                tabi yanlışlarda da ittifak ettiği mesele yok değil sünnilikte. örneğin talakta şahit şartının olmayışı, namazda fatihadan sonra amin demek gibi...

                Yorum yap


                • #9
                  Ynt: KURAN OKURKEN.

                  Biz Şiiler ile Sünniler arasında kıraat içerisinde kabul edilen ilimleri sahiplenmede sayımsız vechullah ayrımları söz konusudur. Şu an Zuhur TV'de de Cevat Gök hocamızın bu hususlardaki ilmi bir sohbetinin tekrarı yayınlanmakta.

                  İzlemeyenler kaçırmamalı diyerek:

                  http://www.zuhur-tv.com/
                  Tevekkülle elde edilen sırlar; bir tek yakîn haddini bilenlere mahsustur.

                  Hakikî Şialarımız da yakîn sınırını koruyanlardır, ki onlardan «Allah'ın varlığı sayesinde hiçbir şeyden korkmamaları»nı bekleriz!


                  İmam Cafer-i Sadık (a.s)

                  Yorum yap


                  • #10
                    Ynt: KURAN OKURKEN.

                    [quote author=Behesht-e Mahdi date=1401453456 link=topic=25561.msg173839#msg173839]Biz Şiiler ile Sünniler arasında kıraat içerisinde kabul edilen ilimleri sahiplenmede sayımsız vechullah ayrımlar[/quote]
                    üstad bu yazıda kastettiğinizi anlamadım?

                    bir de tv açılmıyor

                    Yorum yap


                    • #11
                      Ynt: KURAN OKURKEN.

                      Bu saatlerde bazen kanal kapalı olsa da, elan tekrar yayın açıktır.
                      Canlı Yayın saatleri genellikle akşam 8'de başlasa da,öğleden sonra vegece yarısı tekrar yayınları mevcuttur.
                      Açılmamasımümkün değil...
                      Hocam isterseniz bir daha deneyin...


                      Dediğimde de vazıh edilecek bir durum söz konusu ki; Kur'anî ilimlerde (özellikle de hermenötik batınî tefsir çalışmalarında ve 'kıraat'ta) Sünniler kendi aralarında ağız birliği edememişken, Şia ile Ehl-i sünnet vel-cemaat arasında nasıl bir ortak okuma bekleyebilirsiniz, dedim!

                      Vesselam
                      Tevekkülle elde edilen sırlar; bir tek yakîn haddini bilenlere mahsustur.

                      Hakikî Şialarımız da yakîn sınırını koruyanlardır, ki onlardan «Allah'ın varlığı sayesinde hiçbir şeyden korkmamaları»nı bekleriz!


                      İmam Cafer-i Sadık (a.s)

                      Yorum yap


                      • #12
                        Ynt: KURAN OKURKEN.

                        Allah razı olsun . şu an yayın var mı? ben yeniden denedim açılmadı bir şey...

                        Yorum yap


                        • #13
                          Ynt: KURAN OKURKEN.

                          Evet hocam, şu an yayın var. Siz bakarken, tekrar yayında Kerbela mersiyeleri dönmekteydi. Az önce yeniden canlı yayın Cevat Gök hocamızın sohbeti eşliğinde başladı. Bu arada, soru sormak isteyenler de soru bölümünde telefonla soru yöneltebiliyorlar. Zuhur TV'yi izlemeyi tüm mektepdaşlarıma şiddetle tavsiye ediyorum; günümüzde mektebin hakikatlerini korkmadan tavzih tek Şia kanalı... Bana göre tek eksiği de, sunucu Eray Hazar'ın kravat takması. Onundan ulemadan olmadığı için hoşgörebiliriz diye düşünüyorum. Yakında da inşallah, destekler kesilmez ise Kablolu TV'ye geçilecek.
                          Tevekkülle elde edilen sırlar; bir tek yakîn haddini bilenlere mahsustur.

                          Hakikî Şialarımız da yakîn sınırını koruyanlardır, ki onlardan «Allah'ın varlığı sayesinde hiçbir şeyden korkmamaları»nı bekleriz!


                          İmam Cafer-i Sadık (a.s)

                          Yorum yap

                          Hazırlanıyor...
                          X
                          UA-144742133-1